cicoz

cibilliyet

Ar cibilla(t) جبلّة z [#cbl] yaradılış, karakter, huy Ar cabala جَبَلَ zkalıp döktü, şekil verdi ≈ Aram gəbal גְבַל zhamur yoğurmak, biçim vermek

cibinlik

ETü çıbun sinek +lIk

cibre

?

cici

çoc ci-ci güzel şey

cicim

Fa cācim جاجم zrenkli iple dokunan yer yaygısı ?

cicoz

"«hiç yok»" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
cicoz: mafiş gibi fıkdan-ı küll iması: para cicoz. "... bazı çocuk oyunlarının adı" [ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, <1960]
cicik: oyuncak (...) cicoz: yüzük oyunu. "... bir bilye oyunu" [ Milliyet - gazete, 1977]
Küçükken sokak aralarında misket oynardık. Kafa karış, mors, cicoz.

?

Not: İstanbul Bayrampaşa-Sağmalcılar'daki Cicoz Deresi'nin adının kaynağı anlaşılamadı.


06.09.2017
cidal

Ar cidāl جدال z [#cdl fiˁāl msd.] (karşılıklı) kakışma, mücadele, kavga Ar cādala جادل z [III f.] kakıştı, tartıştı

cidar

Ar cidār جدار z [#cdr] duvar (≈ Aram gdīrā גדירא zçit, duvar ≈ İbr gadēr גדר za.a. )

ciddi

Ar cidd جدّ z [#cdd fiˁl ] 1. keskinlik, 2. enerji, gayret, çaba Ar cadda جدّ z1. biçti, dalından meyve kesti, 2. yeniledi, 3. keskin idi, canlı idi

ciğer

Fa cigar/cīgar جگر/جيگر zkaraciğer << OFa yakar/cagar a.a. ≈ Ave yākarə a.a. ≈ Sans yákr̥t यकृत् za.a. << HAvr *Hi̯ékʷr̥ (*i̯ékʷr̥) a.a.

ciğerpare

§ Fa cīgar جيگر zciğer Fa pāre پاره zparça