cevahir

cesim

Ar casīm جسيم z [#csm faˁīl sf.] cüsseli, büyük gövdeli, şişman Ar casuma جَسُمَ zbüyük idi, yer kapladı

ceste ceste

Fa caste جسته z [pp.] sıçrama, seğirme Fa castan sıçramak, (beden) seğirmek, (kalp) hafakan gelmek +a << EFa yasatan kalkmak, yükselmek

cesur

Ar casūr جسور z [#csr faˁūl im.] girişken, gözüpek, atak Ar casara جسر zdereyi geçti, tehlikeye atıldı

cet

Ar cadd جدّ z [#cdd faˁl ] dede, ata

cetvel

Ar cadwal جدول z [#cdl] 1. küçük akarsu, kanal, 2. mec. düz çizgi, çizgili liste veya tablo <? Ar cadala جَدَلَ zburdu, ip ördü, gerdi

cevahir

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
bu cevāhir kangı kāndan geldügin [bu cevherin hangi madenden geldiği]

Ar cawāhir جواهر z [#cwhr faˁālil q. çoğ.] cevherler, kıymetli taş ve mineraller Ar cawhar جوهر z

 cevher


21.04.2015
cevap

Ar cawāb جواب z [#cwb faˁāl msd.] yanıt (≈ Ar acāba أجاب z [IV f.] yanıtladı ) Ar cāba جاب z(karşı tarafa) geçti, aştı

cevaz

Ar cawāz جواز z [#cwz faˁāl msd.] aşma, aşım, geçit, geçiş izni Ar cāza جَازَ zgeçti, aştı

cevelan

Ar cawlān جولان z [#cwl faˁlān msd.] dönme, dolaşma, dolanma Ar cāla جَالَ zdöndü, dolandı

cevher

Ar cawhar جوهر z [#cwhr q.] mücevher, değerli madde, öz OFa gawhar/gōhar a.a.

cevir

Ar cawr جور z [#cwr faˁl msd.] sapma, haksızlık, zulüm Ar cāra جَارَ zsaptı, doğru yoldan ayrıldı