cepken

cenup

Ar canūb جنوب z [#cnb faˁūl im.] güney Ar canaba جَنَبَ zyana döndürdü, yüzünü çevirdi

CEO

İng CEO [abb.] İng chief executive officer baş yönetim görevlisi, şirketlerde yürütmenin başı olan kişi

cep

Ar cayb جَيْب z [#cyb faˁl ] 1. iki meme arası, kucak, koyun, 2. gömleğin göğüs veya baş geçirilen yarık yeri, 3. matematikte sinüs

cephane

Fa cabaχāne جبخانه zsilahhane, askeri donanım deposu § Moğ cebe silah Fa χāne خانه zev

cephe

Ar cabha(t) جبهة z [#cbh faˁla(t) mr.] alın, mec. bir şeyin ön tarafı (≈ Aram gabwah, gabhūth גבה z [#gbh] yüksek yer Aram gəbah yüksek veya çıkık olmak )

cepken

KTü: [ anon., et-Tuhfetu'z-Zekiyye fi'l-Lugati't-Türkiyye, <1400]
cawχ? [Ar.]: çekmen [cepken, yelek] Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
çapan: vêtement pleine de pièces, haillons TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
cepken: kolları yarık salta, mintan üzere omza atılan kısa kaput.

≈ Fa çakman/çakmān چکمن zbir tür kısa ceket, cepken ≈ OTü çapan/çapğan birbirine ekli parçalardan oluşan mintan veya zırh <? ETü çap- yamamak, kabaca dikmek

 çaput

Not: Doerfer sözcüğü çakman/çekmen biçiminden metatez yoluyla izah eder (TMEN 3 §1103). Ancak Çağatayca çapan *çapğan biçimini bu şekilde açıklamak güçtür. Önseste /ç/ nedeniyle ünlü incelmesi görülür.


09.02.2019
cer

Ar carr جرّ z [#crr faˁl msd.] çekme, yük çekme Ar carra جرّ zçekti, sürükledi

cerahat

Ar cirāḥa(t)/carāḥa(t) جَِرَاحَة z [#crḥ faˁāla(t) mr.] yara Ar caraḥa جَرَحَ zyaraladı

cerbeze

Ar carbaza(t) جربزة z [#crbz faˁlala(t) q. msd.] hilekârlık, dolan Ar curbuz جربز zhilekâr, dolandırıcı Fa gurbuz گربز z

cereme

Ar carīma(t) جريمة z [#crm faˁīlā(t) sf. fem.] ≈ Ar curm جرم zsuç, günah Ar carama جَرَمَ zkesti, biçti

cereyan

Ar carayān جريان z [#cry faˁalān msd.] akma, akım, akıntı, akış Ar carā جَرَا z(hızla) aktı, koştu