cephe

centilmen

İng gentleman beyefendi, kibar kimse § İng gentle zarif, kibar (Lat gentilis soylu ) İng man adam

cenup

Ar canūb جنوب z [#cnb faˁūl im.] güney Ar canaba جَنَبَ zyana döndürdü, yüzünü çevirdi

CEO

İng CEO [abb.] İng chief executive officer baş yönetim görevlisi, şirketlerde yürütmenin başı olan kişi

cep

Ar cayb جَيْب z [#cyb faˁl ] 1. iki meme arası, kucak, koyun, 2. gömleğin göğüs veya baş geçirilen yarık yeri, 3. matematikte sinüs

cephane

Fa cabaχāne جبخانه zsilahhane, askeri donanım deposu § Moğ cebe silah Fa χāne خانه zev

cephe

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
cebhet seu usit. cebhe: Alın. Frons. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
cebhe: Alın, ön, ordunun alnı.

Ar cabha(t) جبهة z [#cbh faˁla(t) mr.] alın, mec. bir şeyin ön tarafı (≈ Aram gabwah, gabhūth גבה z [#gbh] yüksek yer Aram gəbah yüksek veya çıkık olmak )

Not: "Savaş hattı" anlamı 19. yy'dan önce görülmez.

Benzer sözcükler: cephe gerisi, cepheleşmek, cepheli, dış cephe boyası


09.09.2017
cepken

≈ Fa çakman/çakmān چکمن zbir tür kısa ceket, cepken ≈ OTü çapan/çapğan birbirine ekli parçalardan oluşan mintan veya zırh <? ETü çap- yamamak, kabaca dikmek

cer

Ar carr جرّ z [#crr faˁl msd.] çekme, yük çekme Ar carra جرّ zçekti, sürükledi

cerahat

Ar cirāḥa(t)/carāḥa(t) جَِرَاحَة z [#crḥ faˁāla(t) mr.] yara Ar caraḥa جَرَحَ zyaraladı

cerbeze

Ar carbaza(t) جربزة z [#crbz faˁlala(t) q. msd.] hilekârlık, dolan Ar curbuz جربز zhilekâr, dolandırıcı Fa gurbuz گربز z

cereme

Ar carīma(t) جريمة z [#crm faˁīlā(t) sf. fem.] ≈ Ar curm جرم zsuç, günah Ar carama جَرَمَ zkesti, biçti