cep

cennet

Ar canna(t) جنّة z [#cnn faˁla(t) mr.] kutsal kitaplarda adı geçen bahçe Aram gannā/ginnəthā גַּנָּא, גִֺנְּתָא z [#gn] bahçe Aram gənā korumak, etrafını çevirmek (≈ Akad ganānu a.a. )

center

İng center merkez Lat centrum

centilmen

İng gentleman beyefendi, kibar kimse § İng gentle zarif, kibar (Lat gentilis soylu ) İng man adam

cenup

Ar canūb جنوب z [#cnb faˁūl im.] güney Ar canaba جَنَبَ zyana döndürdü, yüzünü çevirdi

CEO

İng CEO [abb.] İng chief executive officer baş yönetim görevlisi, şirketlerde yürütmenin başı olan kişi

cep

[ Fatih Sultan Mehmed, Kanunname-i Al-i Osman, <1481]
bir küçük sanduk ile ceyb harçlığı içün flori götüreler [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ceyb: Sinus indusii vestisque, seu collare ad jugulum patens [gömleğin göğüs veya boyun yarığı] (...) vul. ceb, usit. saccus in veste aut femoralibus [gömlek veya şalvar içinde bulunan torba], pera. [ Milliyet - gazete, 1995]
cep telefonu

Ar cayb جَيْب z [#cyb faˁl ] 1. iki meme arası, kucak, koyun, 2. gömleğin göğüs veya baş geçirilen yarık yeri, 3. matematikte sinüs

Not: Arapça sözcük Lat sinus "1. kucak, 2. körfez, 3. matematikte sinüs" ile eş anlamlıdır.

Benzer sözcükler: cebi delik, cep telefonu, cepçi, cepleşmek

Bu maddeye gönderenler: cebellezi


22.05.2015
cephane

Fa cabaχāna جبخانه zsilahhane, askeri donanım deposu § Moğ cebe silah Fa χāna خانه zev

cephe

Ar cabha(t) جبهة z [#cbh faˁla(t) mr.] alın, mec. bir şeyin ön tarafı (≈ Aram gabwah, gabhūth גבה z [#gbh] yüksek yer Aram gəbah yüksek veya çıkık olmak )

cepken

≈ Fa çakman/çakmān چکمن zbir tür kısa ceket, cepken ≈ OTü çapan/çapğan birbirine ekli parçalardan oluşan mintan veya zırh <? ETü çap- yamamak, kabaca dikmek

cer

Ar carr جرّ z [#crr faˁl msd.] çekme, yük çekme Ar carra جرّ zçekti, sürükledi

cerahat

Ar cirāḥa(t)/carāḥa(t) جَِرَاحَة z [#crḥ faˁāla(t) mr.] yara Ar caraḥa جَرَحَ zyaraladı