cay|mak

cart

onom car tiz ve yüksek ses +t

casual

İng casual 1. tesadüfi, gelişigüzel, 2. gayrıresmi, düzen dışı Lat casualis tesadüfi Lat casus [pp.] 1. düşme, 2. denk gelme, rastlantı +al° Lat cadere düşmek +()t°

casus

Ar cāsūs جاسوس z [#css fāˁūl fa.] yoklayıcı, casus Ar cassa جَسَّ zelle yokladı, elledi ≈ Aram gəşaş גְשַׁשׁ z [#gşş] a.a.

catering

İng catering ihtiyaç maddesi tedariki, özellikle yemek tedariki İng cater temin etmek, tedarik etmek +ing EFr acatour büyük hanelerde tedarik görevlisi [mod. acheteur] << Lat acceptator [den.] tedarik eden, satın alıcı Lat accipere, accept- almak +(t)or

cavlak

≈ TTü cıblak/cıbıldak

cay|mak

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
caymak: Niyetten dönmek, rücu etmek. Pazarlıktan caymak. (...) caydırmak. caydırıcı [ Cumhuriyet - gazete, 1961]
Sovyet blokuna bir ihtar, susturucu ve caydırıcı bir unsur olarak

<<? TTü kay- dönmek

Not: Anadolu ağızlarından ortak dile geçmiş bir deyim olsa gerekir. Karş. cayğın, cayğan, caypak "vazgeçen, işin ardını bırakan, dönek" (DS sf. 868). ETü ve erken TTü kay- "dönmek" fiilinin yerel bir varyantı olması mümkün görünüyor.

Benzer sözcükler: caydırmak, caydırıcı, caydırıcılık


20.09.2017
cayır

onom yanma sesi

caz

İng jazz 1. Güney ABD zenci ağızlarında gürültülü eğlence, şamata, 2. bir tür müzik

cazbant

İng jazzband § İng jazz İng band grup, takım

cazgır

<< TTü cihazgir tören gereçlerini taşıyan, çeyiz taşıyan § Ar cihāz جهاز zdonanım, her türlü tören için gerekli eşya ve gereçler Fa gīr گير ztutan

cazibe

Ar cāḏiba(t) جاذِبة z [#cḏb fāˁila(t) fa. fem.] çeken (şey, kuvvet) Ar cāḏib جاذب zçeken