camia

camadan

Farsça cāme-dān جامه دان z "giysi torbası, bohça" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça cāme "giysi" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen yāmag sözcüğünden evrilmiştir. Orta Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde yāhma "kıyafet, kuşam" sözcüğü ile eş kökenlidir. Avestaca sözcük Avesta (Zend) dilinde yāh- "kuşanmak, kuşak takmak" fiilinden türetilmiştir. Avestaca fiil Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *i̯eh₃s-neh₂-(*i̯ōs-nā-) "kuşanmak" biçiminden evrilmiştir.

cambaz

Farsça cān-bāz جانباز z "canıyla oynayan, akrobat" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça cān جان z "can" ve Farsça bāz باز z "oynayan" sözcüklerinin bileşiğidir.

camekân

Farsça cāme-kan جامهكن z "soyunma odası, giysilik" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça cāma جامه z "giysi" ve Farsça kandan, kan- كندن, كن z "çıkarmak, soymak, soyunmak" sözcüklerinin bileşiğidir.

camız

Arapça cāmūs veya cāmūş جاموس/جاموش z "manda, su sığırı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen gamūş גמוש z sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Farsça ve Orta Farsça aynı anlama gelen gaw mēş گوميش z deyiminden alıntıdır. Farsça deyim Orta Farsça gaw گو z "inek, sığır" sözcüğünden türetilmiştir. Orta Farsça sözcük Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *gʷṓw-s biçiminden evrilmiştir.

cami

Arapça mascīdu'l-cāmiˁ مسجيد ال)جامع) z "cuma mescidi, cuma namazı kılınan mescit" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça cmˁ kökünden gelen cāmiˁ جامع z "toplayan, bir araya getiren" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Arapça camaˁa جَمَعَ z "topladı" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır.

camia
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Yeni Osmanlıca: "topluluk" [ Ziya Gökalp, , 1923]
bütün Türk illerinin mecmuu olan Türk cāmiˁasından ibarettir

Köken

Arapça cmˁ kökünden gelen cāmiˁ جامع z "toplayan, bir araya getiren" sözcüğünden türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için cem maddesine bakınız.

Ek açıklama

Osmanlı Türkçesinde cāmiˁ sıfatının dişil hali olarak kullanılmış, fakat sözlüklerde yer verilmemiştir. Müstakil ad olarak kullanımı Ziya Gökalp'in yazılarıyla popülerleşmiş, ancak TDK 1955'ten önce sözlüklere geçmemiştir.


22.08.2014
can

Farsça cān جان z "yaşam" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça gyān "ruh, yaşam" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Sanskritçe vyāna- "ruh" sözcüğü ile eş kökenlidir.

canan

Farsça cānān جانان z "canlar, şiirde sevgili" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça cān sözcüğünün çoğuludur.

canavar

Farsça cānvar veya cānāvar جانور z "canlı yaratık, her çeşit hayvan" sözcüğünden alıntıdır.

canfes

Farsça cān-fizā جانفزا z "cana can katan, ferahlık veren" sözcüğünden alıntı olabilir; ancak bu kesin değildir. Farsça sözcük Farsça cān جان z ve Farsça fizā veya fizāy فزا/فزاى z "artıran, büyüten, fazla, çok" sözcüklerinin bileşiğidir. (NOT: Farsça sözcük Farsça fuzūdan, fizā- فزودن, فزا z "artırmak, çoğaltmak" fiilinden türetilmiştir. )

cangıl

İngilizce jungle "tropik orman" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Sanskritçe cangala जङ्गल z "çöl, yaban, ekime elverişli olmayan arazi" sözcüğünden alıntıdır.