camia

camadan

Fa cāma-dān جامه دان zgiysi torbası, bohça Fa cāma giysi << OFa yāmak a.a. ≈ Ave yāhma kıyafet, kuşam Ave yāh- kuşanmak, kuşak takmak << HAvr *i̯eh₃s-neh₂-(*i̯ōs-nā-) kuşanmak

cambaz

Fa cān-bāz جانباز zcanıyla oynayan, akrobat § Fa cān جان zcan Fa bāz باز zoynayan

camekân

Fa cāme-kan جامهكن zsoyunma odası, giysilik § Fa cāma جامه zgiysi Fa kandan, kan- كندن, كن zçıkarmak, soymak, soyunmak

camız

Ar cāmūs/cāmūş جاموس/جاموش zmanda, su sığırı ≈ Aram gamūş גמוש za.a. Fa/OFa gaw mēş گوميش za.a. OFa gaw گو zinek, sığır << HAvr *gʷṓw-s a.a.

cami

Ar mascīdu'l-cāmiˁ مسجيد ال)جامع) zcuma mescidi, cuma namazı kılınan mescit Ar cāmiˁ جامع z [#cmˁ fāˁil fa.] toplayan, bir araya getiren Ar camaˁa جَمَعَ ztopladı

camia

YO: "topluluk" [ Ziya Gökalp, 1923]
bütün Türk illerinin mecmuu olan Türk cāmiˁasından ibarettir

Ar cāmiˁ جامع z [#cmˁ fāˁil fa.] toplayan, bir araya getiren

 cem

Not: Osmanlı Türkçesinde cāmiˁ sıfatının dişil hali olarak kullanılmış, fakat sözlüklerde yer verilmemiştir. Müstakil ad olarak kullanımı Ziya Gökalp'in yazılarıyla popülerleşmiş, ancak TDK 1955'ten önce sözlüklere geçmemiştir.


22.08.2014
can

Fa cān جان zyaşam << OFa gyān ruh ≈ Sans vyāna- ruh

canan

Fa cānān جانان z [çoğ.] canlar, şiirde sevgili Fa cān +an3

canavar

Fa cānvar/cānāvar جانور zcanlı yaratık, her çeşit hayvan

canfes

~? Fa cān-fizā جانفزا zcana can katan, ferahlık veren § Fa cān جان z Fa fizā/fizāy فزا/فزاى zartıran, büyüten, fazla, çok (Fa fuzūdan, fizā- فزودن, فزا zartırmak, çoğaltmak )

cangıl

İng jungle tropik orman Sans cangala जङ्गल zçöl, yaban, ekime elverişli olmayan arazi