cam

cahil

Ar cāhil جاهل z [#chl fāˁil fa.] bilmeyen, bilgisiz Ar cahala جَهَلَ zbilmedi

caiz

Ar cāˀiz جائز z [#cwz fāˁil fa.] geçen, geçerli, izinli Ar cāza جَازَ zgeçti

caka

~? İt giacca ceket

calculus

İng calculus matematikte diferansiyel ve entegral hesabı Lat calculus 1. taşçık, çakıl taşı, 2. ufak taşlarla hesap yapma sistemi veya aygıtı, abaküs, 3. her türlü hesap, aritmetik Lat calx taş +ul°

calip

Ar cālib جالب z [#clb fāˁil fa.] çeken, çağıran, davet eden, (mal veya davar) getiren Ar calaba جلب zcelbetti, getirdi

cam

"cam" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
degme bir pençerede biŋ dürlü cām "... kadeh" [ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
örü durur iken ele aldı cām / anuŋ ˁışḳına anı içti tamām

Fa/OFa cām جام zbardak, kadeh, sürahi ≈ Ave yāme- a.a.

Not: Özgün anlamı “kadeh, bardak” iken Farsça ve Türkçede "cam" anlamını kazanmıştır. Karş. sırça, şişe. Balkan dillerinde Türkçeden alıntıdır.

Benzer sözcükler: buzlu cam, cam cila, camgöbeği, camgöz, camgüzeli, camlaşmak, camlatmak, camsı

Bu maddeye gönderenler: ısıcam


26.02.2019
camadan

Fa cāme-dān جامه دان zgiysi torbası, bohça Fa cāme giysi << OFa yāmag a.a. ≈ Ave yāhma kıyafet, kuşam Ave yāh- kuşanmak, kuşak takmak << HAvr *i̯eh₃s-neh₂-(*i̯ōs-nā-) kuşanmak

cambaz

Fa cān-bāz جانباز zcanıyla oynayan, akrobat § Fa cān جان zcan Fa bāz باز zoynayan

camekân

Fa cāme-kan جامهكن zsoyunma odası, giysilik § Fa cāma جامه zgiysi Fa kandan, kan- كندن, كن zçıkarmak, soymak, soyunmak

camız

Ar cāmūs/cāmūş جاموس/جاموش zmanda, su sığırı ≈ Aram gamūş גמוש za.a. Fa/OFa gaw mēş گوميش za.a. OFa gaw گو zinek, sığır << HAvr *gʷṓw-s a.a.

cami

Ar mascīdu'l-cāmiˁ مسجيد ال)جامع) zcuma mescidi, cuma namazı kılınan mescit Ar cāmiˁ جامع z [#cmˁ fāˁil fa.] toplayan, bir araya getiren Ar camaˁa جَمَعَ ztopladı