buzul

buyruk

<< ETü buyruk kumandan, emîr ETü *buyur- +Uk

buyur|mak

<< ETü-O buyur- emretmek

buz

<< ETü būz donmuş şey, buz ≈ ETü būd- donmak, donarak ölmek

buzağı

<< ETü buzāġu sığır yavrusu

buzuki

Yun buzúki μπουζούκι zYunan meyhane müziğinde bir çalgı TTü bozuk halk müziğinde bağlamanın büyüğü TTü bozla- ses vermek, böğürmek

buzul

YTü: "[Fr glacier karşılığı]" [ Türk Dili - dergi, 1936]
buzul: dağlarda oluşan buz yığını

TTü buz +Il

 buz


09.09.2017
bücür

çoc

büfe

Fr buffet 1. yemek dolabı, 2. üzerinde yiyecek ve içecek sergilenen masa, 3. tren istasyonlarında yiyecek satılan yer (19. yy), çerez ve meşrubat dükkânı (20. yy) ?

büğrü

<< ETü bükri bükülmüş, eğri ETü *bük- bükmek

bühtan

Ar buhtān بهتان z [#bht fuˁlān msd.] iftira Ar bahata بَهَتَ zşaşırttı, şoke etti, iftira attı

bük

<< ETü bük 1. köşe, büklüm, 2. engel, 3. fundalık, sık çalılık ≈ ETü bük- boğulmak, iki büklüm olmak