buzuki

buut

Ar buˁd بُعْد z [#bˁd fuˁl msd.] uzaklık, mesafe, boy Ar baˁuda بَعُدَ zuzak idi, uzaklaştı, uzadı

buyruk

<< ETü buyruk kumandan, emîr ETü *buyur- +Uk

buyur|mak

<< ETü-O buyur- emretmek

buz

<< ETü būz donmuş şey, buz ≈ ETü būd- donmak, donarak ölmek

buzağı

<< ETü buzāġu sığır yavrusu ≈ Moğ biragu a.a.

buzuki

[ Milliyet - gazete, 1962]
Sempatik buzuki üstadı Vasil.

Yun buzúki μπουζούκι zYunan meyhane müziğinde bir çalgı TTü bozuk halk müziğinde bağlamanın büyüğü TTü bozla- ses vermek, böğürmek

 bozlak

Not: Yunanca sözcük Türkçeden alıntıdır.


14.01.2015
buzul

TTü buz +Il

bücür

çoc

büfe

Fr buffet 1. yemek dolabı, 2. üzerinde yiyecek ve içecek sergilenen masa, 3. tren istasyonlarında yiyecek satılan yer (19. yy), çerez ve meşrubat dükkânı (20. yy) ?

büğrü

<< ETü bükri bükülmüş, eğri ETü *bük- bükmek

bühtan

Ar buhtān بهتان z [#bht fuˁlān msd.] iftira Ar bahata بَهَتَ zşaşırttı, şoke etti, iftira attı