buzağı

buton

Fr bouton her çeşit düğme << EFr boter/bouter sokmak, kakmak +on Ger *buttan

buut

Ar buˁd بُعْد z [#bˁd fuˁl msd.] uzaklık, mesafe, boy Ar baˁuda بَعُدَ zuzak idi, uzaklaştı, uzadı

buyruk

<< ETü buyruk kumandan, emîr ETü *buyur- +Uk

buyur|mak

<< ETü-O buyur- emretmek

buz

<< ETü būz donmuş şey, buz ≈ ETü būd- donmak, donarak ölmek

buzağı

ETü: [ Irk Bitig, <900]
ürüŋ esri iŋek buzağulaçı bolmiş [ak benekli inek buzağılayacak olmuş] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ewdeki buzāġu öküz bolmas [atasözü]

<< ETü buzāġu sığır yavrusu ≈ Moğ biragu a.a.

Not: Hintavrupa ve özellikle İran dilleriyle paralellikler ilgi çekicidir: Fa buzak "küçük erkek keçi", buza "teke", OFa būz "keçi" < HAvr *bhugo-s "çeşitli hayvanların erkeği". Ancak benzerliğin onomatopeizmden ileri gelmiş olması mümkündür.


05.03.2020
buzuki

Yun buzúki μπουζούκι zYunan meyhane müziğinde bir çalgı TTü bozuk halk müziğinde bağlamanın büyüğü TTü bozla- ses vermek, böğürmek

buzul

TTü buz +Il

bücür

çoc

büfe

Fr buffet 1. yemek dolabı, 2. üzerinde yiyecek ve içecek sergilenen masa, 3. tren istasyonlarında yiyecek satılan yer (19. yy), çerez ve meşrubat dükkânı (20. yy) ?

büğrü

<< ETü bükri bükülmüş, eğri ETü *bük- bükmek