buyruk

but

<< ETü būt bacak

butik

Fr boutique dükkân << OLat *apotica EYun apothḗkē αποθήκη zmağaza, depo EYun apo+ thḗkē θήκη zambar, saklama yeri EYun títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak

butlan

Ar buṭlān بطلان z [#bṭl fuˁlān msd.] boş ve batıl olma, geçersiz olma Ar baṭala بَطَلَ zbatıl idi, geçersiz ve yanlış idi

buton

Fr bouton her çeşit düğme << EFr boter/bouter sokmak, kakmak +on Ger *buttan

buut

Ar buˁd بُعْد z [#bˁd fuˁl msd.] uzaklık, mesafe, boy Ar baˁuda بَعُدَ zuzak idi, uzaklaştı, uzadı

buyruk

ETü: "amir" [ Orhun Yazıtları, 735]
türgeş kaġan buyruḳı [Türgeş hükümdarının kumandanı] ETü: "... emir" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bıruk [[hakanın maiyetindeki memurların hiyerarşisini düzenleyen kişi. Kök biçimi buyruk "komut" anlamına gelir, çünkü bu kişinin mevkiler için emir vermesi gerekir.]] KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
preceptum [emir] - Fa: farmani - Tr: buyuruc

<< ETü buyruk kumandan, emîr ETü *buyur- +Uk

 buyur-

Not: ETü buyur- fiili kaydedilmediği halde, "kumandan" anlamında buyruk belki bir arkaizm olarak korunmuştur.

Benzer sözcükler: buyrukçu


30.03.2015
buyur|mak

<< ETü-O buyur- emretmek

buz

<< ETü būz donmuş şey, buz ≈ ETü būd- donmak, donarak ölmek

buzağı

<< ETü buzāġu sığır yavrusu

buzuki

Yun buzúki μπουζούκι zYunan meyhane müziğinde bir çalgı TTü bozuk halk müziğinde bağlamanın büyüğü TTü bozla- ses vermek, böğürmek

buzul

TTü buz +Il