burs

burjuva

Fr bourgeois şehirli, orta sınıf mensubu Fr bourg kale, surla çevrili kent Ger *burgs << HAvr *bʰr̥ǵʰ- yüksek yer, kale

burk|mak

≈ ETü burkıt- buruşturmak ETü *bur- burmak, bükmek +Ik-

burka

Ar burḳaˁ بُرْقَُع z [#brḳˁ q.] yüzün tümünü örten peçe

burkan

Ar burkān بركان z [#brk] yanardağ, volkan İt volcano Fr volcan a.a.

burlesk

Fr/İng burlesque kaba güldürü, parodi İt burlesco a.a. İt burla şaka

burs

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
burs: Bir makam tarafından bazı talebelere tahsillerini bitirinceye kadar verilen aylık.

Fr bourse 1. para kesesi, 2. bir çırak veya öğrenciye hibe edilen para << OLat bursa para kesesi EYun býrsa βύρσα zderi, kese

Bu maddeye gönderenler: ramburse


04.12.2014
burun

<< ETü burun 1. önde olan, çıkıntı, 2. burun

buruş|mak

ETü buruş- burulmak, bükülmek ETü *bur- burmak, bükmek +Iş-

buse

Fa būse بوسه z [pp.] öpücük (≈ Fa būs بوس zöpme, öpüş ) Fa būsidan بوسدن zöpmek +a

business

İng business meşgale, iş güç, işletme İng busy meşgul

bustrofedon

İng boustrophedon antik epigrafide bir satırı sağdan sola, bir satırı soldan sağa yazılan yazıt EYun boustrophēdón βουστροϕηδόν z«öküz dönüşü usulünde», a.a. § EYun boûs βούς zöküz EYun stróphos στρόϕοςύ zdönüş