bulamaç

bukle

Fr bouclé [pp.] tokalı, halkalı Fr boucle toka << Lat buccula [küç.] miğferin çene kayışı Lat bucca ağız +ul°

buklet

İng booklet kitapçık İng book kitap << Eİng bôk a.a. Ger *bôk-s tablet, levhası

bul|mak

<< ETü bul- 1. nail olmak, edinmek [geçişsiz fiil], 2. bulmak [geçişli fiil]

bula|mak

<< ETü bulġa- 1. karıştırmak, bulandırmak, 2. (su) kaynamak

bulak

ETü bulak pınar, yerden kaynayan su << ETü bulġak kaynama, kaynaşma ETü bula-/bulġa- kaynamak +Uk

bulamaç

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bulġama: al-ˁaṣīda [buğday veya arpa bulamacı] OTü: [ İbni Mühenna, Lugat, <1310]
bulġamāç: al-ḥarīra [un ve sütle yapılan bulamaç] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
bulġamāç: al-ˁaṣīda

ETü bulġama unlu haşlama yemeği ETü bulġa- karıştırmak, pişirmek +(A)mAç

 bula-

Not: Fa/Tü yemek adları yapan +āc eki, her iki dilde ortak olan āş "yemek" adından evrilmiştir. Karş. sütlaç, güllaç, kavurmaç, tutmaç.


05.10.2017
bulan|mak

<< ETü bulġan- 1. berraklığını yitirmek, 2. kaynamak ETü bulġa- +In-

bulaş|mak

ETü bulġa- karıştırmak, bulandırmak +Iş-

buldog

İng bulldog güreş için yetiştirilen bir köpek cinsi § İng bull boğa İng dog köpek

buldozer

İng bulldozer bir tür ağır iş makinası (İlk kullanım: 1930 ABD.) İng bull dose «boğa dozu», ağır dayak atma, özellikle ABD Güney eyaletlerinde 1876 başkanlık seçimi sırasında zenci seçmenlere uygulanan şiddet yöntemlerine verilen ad +er

bulgu

TTü bul- +gU