buket

buhurdan

Fa baχūrdān بخوردان ztütsü kabı

buji

Fr bougie 1. kandil yapımında kullanılan balmumu [esk.], fitilli mum (aydınlatma aracı) öz Bougie Cezayir'de eskiden balmumu ihraç eden bir liman, Becaya

bukağı

<< ETü bukaġu hayvanlara vurulan köstek, pranga ETü buka boğa +AgU

bukalemun

Ar (a)būḳalamūn بو قلمون z1. renk değiştiren ipekli kumaş, canfes, 2. mec. rengi değişen her şey, özellikle renk değiştiren bir sürüngen, chamaeleon OYun *ipokálamōn υποκάλαμων zhasır yaygı? çubuklu? (Kaynak: Dozy sf. I.6-7)(EYun hypo+ kálamos κάλαμος zkamış, çubuk

buke

Fr bouquet 1. çalı yumağı, çiçek demeti, 2. çiçek rayihası, 3. şarap rayihası << EFr bosquet [küç.] çalılık EFr bosc orman Ger << HAvr *bʰuH- (*bʰū-) yetişmek, (bitki) büyümek

buket

[ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1897]
gelincik taklidi bir buketle köşelere serpilme kuru kantaron, dülbend sarılı lavanta

Fr bouquette [küç.] küçük çiçek demeti Fr bouquet çiçek demeti +et°

 buke


07.07.2015
bukle

Fr bouclé [pp.] tokalı, halkalı Fr boucle toka << Lat buccula [küç.] miğferin çene kayışı Lat bucca ağız +ul°

buklet

İng booklet kitapçık İng book kitap << Eİng bôk a.a. Ger *bôk-s tablet, levhası

bul|mak

<< ETü bul- 1. nail olmak, edinmek [geçişsiz fiil], 2. bulmak [geçişli fiil]

bula|mak

<< ETü bulġa- 1. karıştırmak, bulandırmak, 2. (su) kaynamak

bulak

ETü bulak pınar, yerden kaynayan su << ETü bulġak kaynama, kaynaşma ETü bula-/bulġa- kaynamak +Uk