bukalemun

buhran

Ar buḥrān بحران z [#bḥr fuˁlān msd.] hastalığın dönüm noktası, kriz Aram bəḥrānā בחרנא z [#bḥr] 1. sınav, sınayış, 2. hastalığın dönüm noktası, kriz Aram bəḥar בְּחַר zsınama, yargılama

buhur

Ar baχūr/buχūr بَُخُور z [#bχr faˁūl ] tütsü

buhurdan

Fa baχūrdān بخوردان ztütsü kabı

buji

Fr bougie 1. kandil yapımında kullanılan balmumu [esk.], fitilli mum (aydınlatma aracı) öz Bougie Cezayir'de eskiden balmumu ihraç eden bir liman, Becaya

bukağı

<< ETü bukaġu hayvanlara vurulan köstek, pranga ETü buka boğa +AgU

bukalemun

KTü: [ Seyf-i Sarayî, Gülistan Tercümesi, 1391]
bu ni ṭāliˁ-i dūn ve eyyām-ı būkalemūn durur kim menim kadrim [bu ne talihsiz ve oynak renklidir ki benim kaderim]

Ar (a)būḳalamūn بو قلمون z1. renk değiştiren ipekli kumaş, canfes, 2. mec. rengi değişen her şey, özellikle renk değiştiren bir sürüngen, chamaeleon OYun *ipokálamōn υποκάλαμων zhasır yaygı? çubuklu? (Kaynak: Dozy sf. I.6-7)(EYun hypo+ kálamos κάλαμος zkamış, çubuk

 kalem

Not: Dozy Arapça sözcüğün kaynağına dair ayrıntılı bilgi verir. Yakut, Mucemü'l-Buldân'da (1228) Rum kökenli olan ipekli kumaşın Mısır'da taklit edildiğini belirtir. İslam edebiyatında bukalemun "yanar döner renkli kumaş", ve mecazen "hareli rengi olan her türlü kuş ve hayvan" ve "kaderin değişkenliği" anlamlarında kullanılır.


10.05.2021
buke

Fr bouquet 1. çalı yumağı, çiçek demeti, 2. çiçek rayihası, 3. şarap rayihası << EFr bosquet [küç.] çalılık EFr bosc orman Ger << HAvr *bʰuH- (*bʰū-) yetişmek, (bitki) büyümek

buket

Fr bouquette [küç.] küçük çiçek demeti Fr bouquet çiçek demeti +et°

bukle

Fr bouclé [pp.] tokalı, halkalı Fr boucle toka << Lat buccula [küç.] miğferin çene kayışı Lat bucca ağız +ul°

buklet

İng booklet kitapçık İng book kitap << Eİng bôk a.a. Ger *bôk-s tablet, levhası

bul|mak

<< ETü bul- 1. nail olmak, edinmek [geçişsiz fiil], 2. bulmak [geçişli fiil]