bukağı

buhar

Ar buχār بُخَار z [#bχr fuˁāl ] buhar, buğu Ar baχara بَخَر ztüttü

buhran

Ar buḥrān بحران z [#bḥr fuˁlān msd.] hastalığın dönüm noktası, kriz Aram bəḥrānā בחרנא z [#bḥr] 1. sınav, sınayış, 2. hastalığın dönüm noktası, kriz Aram bəḥar בְּחַר zsınama, yargılama

buhur

Ar baχūr/buχūr بَُخُور z [#bχr faˁūl ] tütsü

buhurdan

Fa baχūrdān بخوردان ztütsü kabı

buji

Fr bougie 1. kandil yapımında kullanılan balmumu [esk.], fitilli mum (aydınlatma aracı) öz Bougie Cezayir'de eskiden balmumu ihraç eden bir liman, Becaya

bukağı

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bukaġu [[hırsızlara vurulan pranga]]

<< ETü bukaġu hayvanlara vurulan köstek, pranga ETü buka boğa +AgU

Not: WOT sf. 112 sözcüğün etimolojisini farklı yorumlar.


31.12.2015
bukalemun

Ar (a)būḳalamūn بو قلمون z1. renk değiştiren ipekli kumaş, canfes, 2. mec. rengi değişen her şey, özellikle renk değiştiren bir sürüngen, chamaeleon OYun *ipokálamōn υποκάλαμων zhasır yaygı? çubuklu? (Kaynak: Dozy sf. I.6-7)(EYun hypo+ kálamos κάλαμος zkamış, çubuk

buke

Fr bouquet 1. çalı yumağı, çiçek demeti, 2. çiçek rayihası, 3. şarap rayihası << EFr bosquet [küç.] çalılık EFr bosc orman Ger << HAvr *bʰuH- (*bʰū-) yetişmek, (bitki) büyümek

buket

Fr bouquette [küç.] küçük çiçek demeti Fr bouquet çiçek demeti +et°

bukle

Fr bouclé [pp.] tokalı, halkalı Fr boucle toka << Lat buccula [küç.] miğferin çene kayışı Lat bucca ağız +ul°

buklet

İng booklet kitapçık İng book kitap << Eİng bôk a.a. Ger *bôk-s tablet, levhası