buhurdan

buğu

<< ETü bu buhar

buğz

Ar buġḍ بُغْض z [#bġḍ fuˁl msd.] kin, nefret Ar baġuḍa بَغُضَ znefret etti

buhar

Ar buχār بُخَار z [#bχr fuˁāl ] buhar, buğu Ar baχara بَخَر ztüttü

buhran

Ar buḥrān بحران z [#bḥr fuˁlān msd.] hastalığın dönüm noktası, kriz Aram bəḥrānā בחרנא z [#bḥr] 1. sınav, sınayış, 2. hastalığın dönüm noktası, kriz Aram bəḥar בְּחַר zsınama, yargılama

buhur

Ar baχūr/buχūr بَُخُور z [#bχr faˁūl ] tütsü

buhurdan

[ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1600]
çar-tak ile baχūrdānlıklar itdürüp nice yüz aded muˁanber ü mümessek baχūrlar yakup [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
bir sim-âvân [gümüş] buχhûrdân ve gülâbdân ye bir re’s küheylân at aİup

Fa baχūrdān بخوردان ztütsü kabı

 buhur, +dan1

Benzer sözcükler: buhurdanlık


22.09.2017
buji

Fr bougie 1. kandil yapımında kullanılan balmumu [esk.], fitilli mum (aydınlatma aracı) öz Bougie Cezayir'de eskiden balmumu ihraç eden bir liman, Becaya

bukağı

<< ETü bukaġu hayvanlara vurulan köstek, pranga ETü buka boğa +AgU

bukalemun

Ar (a)būḳalamūn بو قلمون z1. renk değiştiren ipekli kumaş, canfes, 2. mec. rengi değişen her şey, özellikle renk değiştiren bir sürüngen, chamaeleon OYun *ipokálamōn υποκάλαμων zhasır yaygı? çubuklu? (Kaynak: Dozy sf. I.6-7)(EYun hypo+ kálamos κάλαμος zkamış, çubuk

buke

Fr bouquet 1. çalı yumağı, çiçek demeti, 2. çiçek rayihası, 3. şarap rayihası << EFr bosquet [küç.] çalılık EFr bosc orman Ger << HAvr *bʰuH- (*bʰū-) yetişmek, (bitki) büyümek

buket

Fr bouquette [küç.] küçük çiçek demeti Fr bouquet çiçek demeti +et°