buhran

buğday

<< ETü buġday ETü budġay buğday <? ETü butık «bacakçık», bitki sapı? +(g)Ay

buğra

<< ETü buġra erkek deve

buğu

<< ETü bu buhar

buğz

Ar buġḍ بُغْض z [#bġḍ fuˁl msd.] kin, nefret Ar baġuḍa بَغُضَ znefret etti

buhar

Ar buχār بُخَار z [#bχr fuˁāl ] buhar, buğu Ar baχara بَخَر ztüttü

buhran

"hastalığın dönüm noktası" [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
buḥrān şol deme dirler ki ṭabīˁat bedeni sayru iden mādde ile cenk ider, ṭabīˁat yeŋer-ise buḥrān tāmdur, ˁillet yeŋse nāḳıṣdur, yaramazdur. YO: "... (ekonomik) kriz" [CevP 1851]
Led’et-taharri buhran lafzı bulundu ve crise’in tercümesi olmak üzre kabul olundu. Hatta bu hususa dair takdim olunan arz tezkiresinde Hazine-i Maliyye'nin hal-i buhranı diye tahrir kılındı ve andan sonra crise makamında buhran kelimesi isti’mal edilir oldu.»

Ar buḥrān بحران z [#bḥr fuˁlān msd.] hastalığın dönüm noktası, kriz Aram bəḥrānā בחרנא z [#bḥr] 1. sınav, sınayış, 2. hastalığın dönüm noktası, kriz Aram bəḥar בְּחַר zsınama, yargılama

Not: Süryanice tıp terimi EYun krísis "1. sınama, 2. hastalığın dönüm noktası" tercümesidir. Karş. kriz.


25.04.2019
buhur

Ar baχūr/buχūr بَُخُور z [#bχr faˁūl ] tütsü

buhurdan

Fa baχūrdān بخوردان ztütsü kabı

buji

Fr bougie 1. kandil yapımında kullanılan balmumu [esk.], fitilli mum (aydınlatma aracı) öz Bougie Cezayir'de eskiden balmumu ihraç eden bir liman, Becaya

bukağı

<< ETü bukaġu hayvanlara vurulan köstek, pranga ETü buka boğa +AgU

bukalemun

Ar bū ḳalamūn بو قلمون z«kalemun babası», bir tür sürüngen § Ar بو zbaba EYun χamailéōn χαμαιλέων z«bodur aslan», bukalemun (§ EYun χamaí χαμαί zyere ya da toprağa yakınlık bildiren, toprak (<< HAvr *ǵʰm̥m-ai̯ toprağa (dativ) ) EYun léōn λέων zaslan )