buçuk

bu2

Fa būy بوى zgüzel koku, parfüm << OFa bōy/bōḏ a.a. ≈ Ave baoḏa- a.a.

buat

Fr boîte kutu << OLat buxida a.a. EYun pyksís, pyksid- πυξίς, πυξιδ- za.a.

bubi tuzağı

İng booby trap «aptal tuzağı», başka bir nesne süsü verilmiş patlayıcı düzenek İng booby aptal, salak, ördek

bucak

<< ETü buçġak kesim, kesit ETü bıç- kesmek +(g)Ak

bucurgat

≈ Yun bozargátis/butzargátis μβοζαργάτης/μβυτζαργάτης zyelken ipi manivelası Yun ergátis εργάτης z1. işçi, amele, 2. makina, manivela

buçuk

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bıçuḳ [[herhangi bir şeyden kesilen parça. Aynı zamanda bir şeyin yarısına da bıçuḳ denir.]] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
büçük & buçuk

<< ETü bıçuk kesilmiş parça, yarım ETü bıç- +Uk

 biç-

Not: Önseste /b/ etkisiyle ünlü yuvarlaklaşması görülür.

Benzer sözcükler: buçukluk, yarı buçuk


02.03.2015
buda|mak

<< ETü buta- dal kesmek ETü būt bacak, ağaç dalı +(g)A-

budak

<< ETü butık/butak ağaç dalı ETü būt bacak +Ak

budala

Ar budalāˀ بُدَلاء z [#bdl fuˁalā çoğ.] abdallar, sufi hiyerarşisinde bir rütbe Ar badīl بديل z [t.] abdal

Budizm

Fr Bouddhisme Buda dini +ism° Sans Buddha बुद्ध zaydınlanmış, uyanık, ermiş

budun

ETü bodun [çoğ.] boylar, halk ETü bod(u) boy, aşiret +An2