brom

briyantin

Fr brillantine 1. çok parlak bir tür ipek [esk.], 2. parlatıcı saç veya sakal yağı Fr brillant parlak, parıldayan +in° Fr briller parlamak +ent° İt brillare a.a.

broderi

Fr broderie tığla işleme, nakış Fr broder tığla işlemek, nakşetmek << EFr brosder a.a. << Ger *bruzdan

brokar

Fr brocart kabartma işlemeli ipek kumaş İt broccato kabartmalı İt broccare kabarmak [esk.]

broker

İng broker ticarette aracı, komisyoncu EFr brochier a.a. << OLat broccator fıçıcı, a.a. OLat broccare fıçıdan bardakla şarap veya içki satmak +()tor

brokoli

İng broccoli karnabahara benzer bir sebze İt broccolo tomurcuk İt brocco kabarık, şişik +ul°

brom

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
brom: cism-i kimyevīdir.

Fr brome kimyada bir element (İlk kullanım: A. J. Balard, Fr. kimyacı (1802-1876).) EYun brómos βρόμος zpis koku

Benzer sözcükler: bromür


10.01.2018
bronş

Fr bronche nefes borusunun ana dalları EYun brónχos βρόνχος zyutak veya nefes borusu << HAvr *gʷrə- HAvr *gʷerə-4 yutmak

brontozor

İng brontosaurus bir tür dinozor (İlk kullanım: 1879 O. C. Marsh, Amer. zoolog.) § EYun brontē βροντή zgökgürültüsü EYun saûros σαῦρος zkertenkele

bronz

Fr bronze tunç İt bronzo çan yapımında kullanılan bakırlı alaşım, tunç veya pirinç (13. yy) Fa birinc برنج zbir bakır alaşımı

broş

Fr broche [dev.] 1. şiş, 2. süs iğnesi Fr brocher saplamak

broşet

Fr brochette [küç.] küçük şiş Fr broche şiş +et°