branda

börü

<< ETü böri kurt ≈? ETü boz boz (renk)

börülce

ETü bögür böbrek +çA

böyle

<< TTü bu ile

brahman

Hind brahmán Hindistan'da alimler sınıfına mensup kimse Sans brahmán ब्रह्मन् zrahip Sans bráhma Hindu inancında evrenin ruhu, mutlak varlık

brakisefal

Fr brachycéphale kısa kafalı § EYun braχýs βραχύς zkısa (<< HAvr *mréǵʰ-u-s a.a. ) EYun képhalos κέφαλος zkafa

branda

"hamak" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
branda: süfūn-ı harbiye [harp gemileri] askerinin asma yatağı. "... yelken bezi" [ TDK, Türkçe Sözlük, 2. Baskı, 1955]
bıranda: Harb gemilerinde erlerin yattığı asılı yatak. bıranda bezi: yelken bezi.

İt branda asker yatağı, hamak <? İt brandire kılıç çekmek, açmak


27.08.2017
branş

Fr branche ağaç dalı, meslek dalı << OLat branca hayvan ayağı, pençe

bravo

Fr bravo (müzikte ve sahne sanatlarında) alkış sözü, aferin İt bravo 1. cesur, gözüpek, 2. alkış sözü

bre

~? Arn bre kardeş İllyr bra kardeş (hitap)

break

İng break 1. kırmak, kırık, 2. fasıla, ara << Ger *brek- kırmak << HAvr *bʰreg- a.a.

brendi

İng brandy şarabın damıtılmasıyla elde edilen içki Hol brandewijn yakılmış şarap Hol branden yakmak Ger *brennan, brand- yanmak << HAvr *bʰrew- yanmak