boza

boyun

<< ETü boyın baş ile gövde arasındaki eklem

boyunduruk

<< ETü boynduruk öküz oyunduruğu ETü boyın +dUrUk

boyut

TTü boy +Ut

boz

<< ETü bōz bulanık renkli, gri veya kahverengi

boz|mak

<< ETü buz- yıkmak, harap etmek

boza

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
buχsum: al-mizr [darı birası] (...) buχsı [[pişmiş buğdayın mayalanmasıyla elde edilen bir yemek ve bunun suyu]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
boza

≈ ETü buχsı/buχsum boza ≈ Fa būza/buχsum a.a.

Not: Farsça ile Türkçe arasındaki etkileşim yönü belirsizdir.


05.05.2015
bozgun

TTü boz- +gIn

bozlak

ETü bozla- bağırmak, böğürmek +Uk

bozuk

<< ETü bozuk harap, yıkık ETü boz- +Uk

böbrek

<< TTü bögrek «küçük karaciğer», bir organ ETü bögür karaciğer +Ak

böbürlen|mek

Fa babr ببر zkaplan veya leopar +lAn-