boz

boynuz

≈ ETü müñüz boynuz

boyoz

Lad boyoz [çoğ.] İzmir'e özgü bir tür poğaça Lad boyo ≈ İsp bollo küçük ve yuvarlak hamurişi, çörek << Lat bulla yuvarlak nesne, kabarcık, top

boyun

<< ETü boyın baş ile gövde arasındaki eklem

boyunduruk

<< ETü boynduruk öküz oyunduruğu ETü boyın +dUrUk

boyut

TTü boy +Ut

boz

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
tadıkıŋ çorıŋ boz atıġ binip oplayu tegdi [Tadık Çor'un boz atına binip hücum etti] TTü: [Cenn-TS <1500]
gördüm kim beŋzi bozarmış korkı ile, katı ağlar TTü: "... işlenmemiş toprak" [ Osmanlı Kanunnameleri, <1520]
amma bir χatun kişi sabıktan bir tarik ile yer tasarruf ider olsa boz [işlenmeyen arazi, bozkır] komayub öşrün ve rüsumun sahi-i timara eda étdikten sonra TTü: bozdoğan "gürze benzer bir silah" [ Lugat-i Halimi, 1477]
şeş-per [Fa.]: Bozdoğan dedükleri çomak, altı yapraklu olur.

<< ETü bōz bulanık renkli, gri veya kahverengi

 boz-

Not: Karş. TTü bor "boz renk" (<1500), bor/borlağ/bozlak "sürülmemiş kıraç tarla". • Karş. Moğ börte/börü "alaca, belirsiz renkli, benekli".

Benzer sözcükler: boz bulanık, bozarmak, bozarak, bozartı, bozdoğan, bozkır, bozkurt, bozlak

Bu maddeye gönderenler: börü, burçin, pörsü-, porsuk


17.09.2017
boz|mak

<< ETü buz- yıkmak, harap etmek

boza

≈ ETü buχsı/buχsum boza ≈ Fa būza/buχsum a.a.

bozgun

TTü boz- +gIn

bozlak

ETü bozla- bağırmak, böğürmek +Uk

bozuk

<< ETü bozuk harap, yıkık ETü boz- +Uk