borç2

boraks

Fr/İng borax bir mineral, sodyum borat OLat borach/borac a.a. Ar būraḳ بورق z [#brḳ] 1. kıvılcım, 2. güherçile (potasyum nitrat) Ar baraḳa kıvılcımlandı, şimşek çaktı

boran

<< OTü borağan/borġan şiddetli kar veya yağmur, tipi <? Fa bārān yağmur

borani

Fa būrānī بورانى zkesilmiş hamur parçaları ve sebze ve etle yapılan bir yemek, Acem yahnisi <<? Fa buġrā χānī öz Buġrā 10. yy'da yaşamış bir Türk hakanı

borazan

<< TTü boru-zen boru çalan, borazancı

borç

Sogd pwrç ödünç alınan veya verilen şey ≈ Ave pərəti-ş ödünç alma veya verme EFa/Ave par- ödemek << HAvr *per-¹ -

borç2

[ Cumhuriyet - gazete, 1966]
oturmuş, borç çorbası içiyor.

Rus borşç борщ zpancar ve lahana ile yapılan bir çorba Rus borşçevik борщевик zayı baldıranı adı verilen baharlı ot, heracleum


06.09.2017
borda

İt bordo geminin yanı ≈ Fr bord kenar, sınır

borderline

İng borderline sınır hattı, psikolojide hastalıkla sağlık arasındaki sınırda bulunan § İng border sınır, kenar İng line çizgi

bordo

Fr bordeaux Bordeaux şarabına özgü koyu kırmızı renk öz Bordeaux Fransa'da bir kent << Lat Burdigala a.a.

bordro

Fr borderau çizelge, çizgilerle bölünmüş tablo Fr bord kenar, sınır Ger *bordhaz a.a.

bordür

Fr bordure kenarlık, çerçeve Fr border [den.] kenarlamak, yanına varmak, kenar veya sınır çizmek +()tura Fr bord kenar Ger *bordh- a.a. << HAvr *bʰerdʰ- kesmek