bohem

boğ|mak

<< ETü boġ- sıkmak, boğazını sıkarak öldürmek

boğa

<< ETü buka sığırın erkeği

boğaz

<< ETü boġuz anatomide boğaz, her türlü dar geçit ETü boġ- sıkmak, özellikle boğaz sıkmak +Uz

boğum

<< ETü boġım eklem ETü boġ- +Im

bohça

ETü boġ torba, bohça +çA

bohem

"Bohemya'ya ait" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Bohem şamdanlar, bronzlu sigara masaları, döner etajer "... özgür yaşayan" [ Cumhuriyet - gazete, 1931]
sinema, tiyatro, dans, çalgı, eğlence, bir bohem hayatı yaşadıklarını bilirdim

Fr bohéme Bohemyalı, çingene (17. yy), berduş, sanatçı (19. yy) öz Bohême Bohemya, Orta Avrupa'da bir ülke


20.08.2017
bok

<< ETü bok 1. küf, pas, 2. (Oğuzca) dışkı

boks

İng box 1. döğüşmek, yumruk atmak, 2. boks sporu

bokser

İng boxer 1. döğüşçü, 2. döğüş köpeği, bir köpek cinsi, 3. boksör şortuna benzeyen erkek donu İng box döğüşmek, yumruk atmak, boks sporu yapmak +er

boksit

Fr bauxite alüminyum hidrat içeren bir mineral (İlk kullanım: 1821 Pierre Berthier, Fr. mineralojist.) öz Beaux Güney Fransa'da bir köy +ite

bol

<< OTü bol çok, bereketli ETü bol- olmak