bezik

bez2

<< ETü bez/biz yara izi, ciltte kabarcık, ur

beze

Fr baiser 1. öpücük, 2. şeker ve kremadan yapılan bir tür tatlı << Lat basiare öpmek

beze|mek

<< ETü bedze- nakşetmek, resimlemek ETü bediz nakış, resim +(g)A-

bezek

<< ETü bezek nakış, süsleme ETü beze- süslemek +Uk

bezelye

İt pisello baklagillerden malum sebze, pisum sativum << Lat *pisellum [küç.] Lat pisum a.a. +ell° EYun píson πίσον za.a.

bezik

[ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1898]
İki parti bezik, iki üç tavla, bilardo başında tepinme

Fr bésique/bézique bir iskambil oyunu ?

Not: Fransızca ve İngilizcede ilk kez 1860 dolayında kaydedilmiştir.


07.07.2015
bezir

Ar bazr بزر z [#bzr faˁl msd.] 1. tohum atma, saçma, 2. tohum

bezirgân

Fa bāzārgān بازارگان zdükkâncı, tacir << OFa vāçāragān a.a.

bezm

Fa bazm بزم zziyafet meclisi (≈ Sans bhācana भाजन zpaylaşma, cömertlik etme, bolluk olma ) << HAvr *bʰh₂g-mn̥ (*bʰag-mn̥) paylaşma, özellikle ziyafet verme

bezzaz

Ar bazzāz بزّاز z [#bzz faˁˁāl mesl.] kumaş tüccarı Ar bazz بزّ zkumaş

bıcır

onom kuş cıvıltısı, çocuk sesi