bezek

bez|mek

<< ETü bez- titremek, sıtmaya tutulmak

bez1

Ar bazz بَزّ z [#bzz faˁl ] Ar bizza(t) بِزّة zince dokunmuş pamuk veya keten kumaş EYun býssos βύσσος za.a. İbr/Aram būṣ בוצ zbeyaz pamuk veya keten kumaş Akad būṣu a.a.

bez2

<< ETü bez/biz yara izi, ciltte kabarcık, ur

beze

Fr baiser 1. öpücük, 2. şeker ve kremadan yapılan bir tür tatlı << Lat basiare öpmek

beze|mek

<< ETü bedze- nakşetmek, resimlemek ETü bediz nakış, resim +(g)A-

bezek

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bezek veya bezēk: al-naḳş

<< ETü bezek nakış, süsleme ETü beze- süslemek +Uk

 beze-


14.12.2015
bezelye

İt pisello baklagillerden malum sebze, pisum sativum << Lat *pisellum [küç.] Lat pisum a.a. +ell° EYun píson πίσον za.a.

bezik

Fr bésique/bézique bir iskambil oyunu ?

bezir

Ar bazr بزر z [#bzr faˁl msd.] 1. tohum atma, saçma, 2. tohum

bezirgân

Fa bāzārgān بازارگان zdükkâncı, tacir << OFa vāçāragān a.a.

bezm

Fa bazm بزم zziyafet meclisi (≈ Sans bhācana भाजन zpaylaşma, cömertlik etme, bolluk olma ) << HAvr *bʰh₂g-mn̥ (*bʰag-mn̥) paylaşma, özellikle ziyafet verme