beyaz

bevl

Ar bawl بول z [#bwl faˁl msd.] işeme, idrar Ar bāla بَالَ zişedi, şarıl şarıl akıttı

bevvap

Ar bawwāb بَوَّاب z [#bwb faˁˁāl mesl.] kapıcı Ar bāb باب zkapı

bey1

<< ETü bég reis, şef, soylu kişi ≈ Soğd bg bey, reis, rabb, tanrı ≈ Ave baga/bağa a.a. ≈ Sans bhága bey, hükümdar, tanrı << HAvr *bʰh₂g- (*bʰag-) ihsan etmek, bahşetmek, yedirmek

bey2

Ar bayˁ بَيْع z [#byˁ faˁl msd.] satma, satış sözleşmesi yapma Ar bāˁa باع zsattı

beyan

Ar bayān بيان z [#byn faˁāl msd.] açma, açıklama, açık seçik söyleme Ar bāna بَانَ zaçık ve belirgin idi, ayrıldı, ayrıştı

beyaz

[ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1600]
Mehmed Paşa hazretleri beş bin kıt'a tuğralu beyâz ahkâm kağıdı [boş kâğıda mühürlü hüküm belgesi] hâzır idüp,

Ar bayāḍ بياض z [#byḍ faˁāl msd.] beyaz olma, beyazlık, beyaz renk Ar abyaḍ, bayḍā أبيض zbeyaz (sıfat) Ar bayḍ, bay yumurta

Not: Esasen ad iken geç dönem Osmanlı kullanımında sıfat niteliği kazanmıştır. Anlam ilişkisi için karş. Lat albus "beyaz", albumen "yumurta akı".

Benzer sözcükler: bembeyaz, beyazlamak, beyazlaşmak

Bu maddeye gönderenler: beyza, beyzi


09.09.2017
beybi

İng baby bebek çoc

beygir

Fa bārgīr بارگير zyük hayvanı § Fa bār بار zyük (Fa burdan, bar- بردن, بر ztaşımak, getirmek ) Fa gīr گير ztaşıyan

beyhude

Fa bī-hude بى هده zfaydasız, batıl, abes, anlamsız Fa hude هده zhak, hakikat, fayda << OFa hudahag a.a. § OFa hu iyi OFa dādan, dah- vermek, getirmek, yaratmak

beyin

≈ ETü méyi/méŋi beyin, ilik << ETü *méñi

beyit

Ar bayt بيت z [#byt faˁl ] 1. ev, hane, 2. şiirde kıta ≈ İbr/Aram bēth ev ≈ Akad bītu/bētu a.a.