berzah

bermuda

İng bermuda shorts bir tür uzun paçalı şort öz Bermuda Atlantik'te bir ada öz Juan de Bermudez İspanyol denizci ve kâşif

bermutat

Fa bar muˁtād برمعتاد zalışıldığı üzere Ar bar+ muˁtād معتاد zalışılmış, adet olmuş

berrak

Ar barrāḳ برّاق z [#brḳ faˁˁāl mesl.] parlak, ışıldayan Ar baraḳa برق zparladı, ışıldadı, şimşek çaktı

bert|mek

<< ETü bert- yaralamak ETü bez yara kabuğu +It-

bertaraf

Fa barṭaraf kardan برطرف كردن zbir yana koymak Ar bar+ ṭaraf طرف z

berzah

[ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
ermedin ˁādil revānı berzaχa / ẓālimüŋ cānı ḳavuşur düzaχa [ Meninski, Thesaurus, 1680]
berzaχ: iki nesne arasinde olan perde, mevt ile χaşr [ölüm ile yeniden diriliş] arasinde olan zemān. YO: "... kıstak" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
berzaχ: (...) 3. iki karayı birbirine rabt ve iki denizi birbirinden tefrīk eden dar dil.

Ar barzaχ برزخ z [#brzχ q.] 1. Kuran'a göre ölümle kıyamet arasındaki süre, 2. (mec.) aralık, ayıraç; darlık, sıkıntı OFa barzaχ ≈ Ave barəz-aŋhvā yüksek-alem, tanrılar dünyası

 balâ

Not: Zerdüşt geleneğinde "öbür dünya, ruhlar alemi" anlamına gelen sözcük Kuran'da özel bir anlam kazanmış, mecazi anlamları bundan türemiştir. Widengren sf. 179-185. • Türkçe ikincil anlamı 19. yy sonlarında Panama Kanalı münasebetiyle gündeme gelmiştir.


21.09.2017
beserek

OTü bés besleme, semirtme +AlAk

besin

OTü bés/bési hayvan semirtme +In

besle|mek

<< OTü bésle- (hayvan, köle) yetiştirmek, eğitmek OTü bés +lA-

besmele

Ar bi'smi'llāhi بسمالله zAllah'ın adıyla

beste

Fa baste بسته z [pp.] bağlanmış, bağlı, bağ, eklem, zincir halkası, nakış Fa bastan, band- بستن, بند zbağlamak +a