bermutat

berk2

Ar barḳ بَرْق z [#brḳ faˁl msd.] parıltı, şimşek Ar baraḳa برق zparladı, şimşek çaktı ≈ Aram bāraq בָרַק za.a. ≈ Akad barāqu a.a.

berkelyum

YLat berkelium yapay bir element (İlk kullanım: 1949 Glenn Seaborg v.d., Amer. fizikçiler.) öz Berkeley Kaliforniya'da bir kent ve üniversite +ium

berkemal

Fa bar kamāl بركمال zkemal ile, kusursuz halde Ar bar+ kamāl كمال ztamlık, kusursuzluk

berkit|mek

<< ETü berkit- sağlamlaştırmak, pekiştirmek ETü berk +It-

bermuda

İng bermuda shorts bir tür uzun paçalı şort öz Bermuda Atlantik'te bir ada öz Juan de Bermudez İspanyol denizci ve kâşif

bermutat

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
bermuˁtād: Adeti vechile.

Fa bar muˁtād برمعتاد zalışıldığı üzere Ar bar+ muˁtād معتاد zalışılmış, adet olmuş

 ber+, mutat


11.01.2016
berrak

Ar barrāḳ برّاق z [#brḳ faˁˁāl mesl.] parlak, ışıldayan Ar baraḳa برق zparladı, ışıldadı, şimşek çaktı

bert|mek

<< ETü bert- yaralamak ETü bez yara kabuğu +It-

bertaraf

Fa barṭaraf kardan برطرف كردن zbir yana koymak Ar bar+ ṭaraf طرف z

berzah

Ar barzaχ برزخ z [#brzχ q.] 1. Kuran'a göre ölümle kıyamet arasındaki süre, 2. (mec.) aralık, ayıraç; darlık, sıkıntı OFa barzaχ ≈ Ave barəz-aŋhvā yüksek-alem, tanrılar dünyası

beserek

OTü bés besleme, semirtme +AlAk