bermuda

berk1

ETü bek/berk güçlü, muhkem, sağlam

berk2

Ar barḳ بَرْق z [#brḳ faˁl msd.] parıltı, şimşek Ar baraḳa برق zparladı, şimşek çaktı ≈ Aram bāraq בָרַק za.a. ≈ Akad barāqu a.a.

berkelyum

YLat berkelium yapay bir element (İlk kullanım: 1949 Glenn Seaborg v.d., Amer. fizikçiler.) öz Berkeley Kaliforniya'da bir kent ve üniversite +ium

berkemal

Fa bar kamāl بركمال zkemal ile, kusursuz halde Ar bar+ kamāl كمال ztamlık, kusursuzluk

berkit|mek

<< ETü berkit- sağlamlaştırmak, pekiştirmek ETü berk +It-

bermuda

[ Milliyet - gazete, 1963]
Başkan Kennedy'nin eşi Bayan Kennedy'nin atı ile kızı Caroline'in tayı Macaroni'ye Bermuda tipi şort giydirilmesini istemişlerdir.

İng bermuda shorts bir tür uzun paçalı şort öz Bermuda Atlantik'te bir ada öz Juan de Bermudez İspanyol denizci ve kâşif


13.01.2015
bermutat

Fa bar muˁtād برمعتاد zalışıldığı üzere Ar bar+ muˁtād معتاد zalışılmış, adet olmuş

berrak

Ar barrāḳ برّاق z [#brḳ faˁˁāl mesl.] parlak, ışıldayan Ar baraḳa برق zparladı, ışıldadı, şimşek çaktı

bert|mek

<< ETü bert- yaralamak ETü bez yara kabuğu +It-

bertaraf

Fa barṭaraf kardan برطرف كردن zbir yana koymak Ar bar+ ṭaraf طرف z

berzah

Ar barzaχ برزخ z [#brzχ q.] 1. Kuran'a göre ölümle kıyamet arasındaki süre, 2. (mec.) aralık, ayıraç; darlık, sıkıntı OFa barzaχ ≈ Ave barəz-aŋhvā yüksek-alem, tanrılar dünyası