berkit|mek

berjer

Fr bergère [fem.] 1. kadın çoban, 2. bir tür koltuk Fr berger çoban, çoban köpeği

berk1

ETü bek/berk güçlü, muhkem, sağlam

berk2

Ar barḳ بَرْق z [#brḳ faˁl msd.] parıltı, şimşek Ar baraḳa برق zparladı, şimşek çaktı ≈ Aram bāraq בָרַק za.a. ≈ Akad barāqu a.a.

berkelyum

YLat berkelium yapay bir element (İlk kullanım: 1949 Glenn Seaborg v.d., Amer. fizikçiler.) öz Berkeley Kaliforniya'da bir kent ve üniversite +ium

berkemal

Fa bar kamāl بركمال zkemal ile, kusursuz halde Ar bar+ kamāl كمال ztamlık, kusursuzluk

berkit|mek

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol berkitti neŋi [bir şeyi tahkim etti] TTü: [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
berkitmek (Ankara, Niğde); perkitmek (Sivrihisar): tahkim etmek, mükemmel surette bağlamak, raptetmek.

<< ETü berkit- sağlamlaştırmak, pekiştirmek ETü berk +It-

 berk1

Not: TTü yazı dilinde nadiren görülen sözcük Dil Devrimi döneminde halk ağızlarından derlenerek genel kullanıma sokulmuştur.

Benzer sözcükler: berkitilmek


05.10.2017
bermuda

İng bermuda shorts bir tür uzun paçalı şort öz Bermuda Atlantik'te bir ada öz Juan de Bermudez İspanyol denizci ve kâşif

bermutat

Fa bar muˁtād برمعتاد zalışıldığı üzere Ar bar+ muˁtād معتاد zalışılmış, adet olmuş

berrak

Ar barrāḳ برّاق z [#brḳ faˁˁāl mesl.] parlak, ışıldayan Ar baraḳa برق zparladı, ışıldadı, şimşek çaktı

bert|mek

<< ETü bert- yaralamak ETü bez yara kabuğu +It-

bertaraf

Fa barṭaraf kardan برطرف كردن zbir yana koymak Ar bar+ ṭaraf طرف z