berjer

beri1

<< ETü bérü/bérgerü 1. bu yanda, bu yana, 2. güney ETü bér- vermek +(g)ArU

beri2

Ar barī برىّ z [#brA faˁīl sf.] kurtulmuş, aklanmış, muaf Ar baraˀa برأ zkurtuldu, aklandı

beriberi

Fr béribéri İng beriberi tropik bölgelerde rastlanan bir hastalık Sinhali beri yorgun, halsiz

berilyum

YLat beryllium parlak kristalleri olan bir element (İlk kullanım: 1828 Fr. Wöhler, Alm. kimyacı.) Lat beryllus akuamarin veya zümrüt, genel olarak kristal +ium EYun bḗryllos βήρυλλος za.a. (EFa *vilūrya a.a. ) ~? Sans vaiḍūrya वैडूर्य zbir tür mücevher, kristal, kedigözü

berim

YTü *ber- +Im

berjer

[ Cumhuriyet - gazete, 1930]
iki aded mükemmel berjer koltuklar

Fr bergère [fem.] 1. kadın çoban, 2. bir tür koltuk Fr berger çoban, çoban köpeği


09.03.2013
berk1

ETü bek/berk güçlü, muhkem, sağlam

berk2

Ar barḳ بَرْق z [#brḳ faˁl msd.] parıltı, şimşek Ar baraḳa برق zparladı, şimşek çaktı ≈ Aram bāraq בָרַק za.a. ≈ Akad barāqu a.a.

berkelyum

YLat berkelium yapay bir element (İlk kullanım: 1949 Glenn Seaborg v.d., Amer. fizikçiler.) öz Berkeley Kaliforniya'da bir kent ve üniversite +ium

berkemal

Fa bar kamāl بركمال zkemal ile, kusursuz halde Ar bar+ kamāl كمال ztamlık, kusursuzluk

berkit|mek

<< ETü berkit- sağlamlaştırmak, pekiştirmek ETü berk +It-