berhudar

bereket

Ar baraka(t) بركة z [#brk faˁala(t) msd.] Allah’ın verdiği nimet, bolluk, verimlilik Aram bərākā/bərāktā ברכא/ברכתא z1. diz çökerek yapılan dua, 2. nimet, bolluk, verimlilik ≈ İbr bərakah ברכה za.a. İbr berek ברך zdiz

bergamot

Fr bergamote 1. Anadolu kökenli bir tür kokulu armut, 2. İtalya'nın Calabria bölgesine özgü çok kokulu bir turunçgil, citrus bergamia İt bergamotta a.a. TTü beğ armudu

bergüzar

Fa barguḏār بر گذار zyolluk, yolcuya verilen hediye Fa bar+ guḏār yol, gidiş

berhane

Fa bār-χāne بارخانه zyüklük, depo, eşya ile dolu ev § Fa bār بار zyük Fa χāne خانه zev

berhava

Fa bar-havā برهوا zhavaya, havada

berhudar

[ Yunus Emre, Bütün Şiirleri, <1320]
Bize düşmen olana ḥaḳ yār olsun/Görelim dünyāda berχordār olsun [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
barchudár: benedecto [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
dest ü bāzūna kuvvet, berχurdār ol

Fa barχordār برخوردار znasipli Fa barχordan برخوردن zfaydalanmak, nimete kavuşmak § Fa bar meyve, ürün Fa bar+ χordan, χor- خوردن, خور zyemek

 +ber, +hor

Not: Deyimin Farsça aslındaki /r/ sesi yazı dilinde 19. yy'a kadar korunmuş, fakat konuşma dilinde en geç 16. yy'da düşmüştür.


25.03.2020
beri1

<< ETü bérü/bérgerü 1. bu yanda, bu yana, 2. güney ETü bér- vermek +(g)ArU

beri2

Ar barī برىّ z [#brA faˁīl sf.] kurtulmuş, aklanmış, muaf Ar baraˀa برأ zkurtuldu, aklandı

beriberi

Fr béribéri İng beriberi tropik bölgelerde rastlanan bir hastalık Sinhali beri yorgun, halsiz

berilyum

YLat beryllium parlak kristalleri olan bir element (İlk kullanım: 1828 Fr. Wöhler, Alm. kimyacı.) Lat beryllus akuamarin veya zümrüt, genel olarak kristal +ium EYun bḗryllos βήρυλλος za.a. (EFa *vilūrya a.a. ) ~? Sans vaiḍūrya वैडूर्य zbir tür mücevher, kristal, kedigözü

berim

YTü *ber- +Im