berhane

bere1

Orta Türkçe (sadece Kıpçak ve Oğuz lehçelerinde) bere "hafif yara" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe bez "yara izi" sözcüğü ile eş kökenlidir.

bere2

Fransızca béret "düz tepeli kenarsız şapka" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Provansal dilinde aynı anlama gelen berret sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Geç Latince birrus "bir tür külahlı cübbe, burnus" sözcüğünün küçültme halidir.

bereket

Arapça brk kökünden gelen baraka(t) بركة z "Allah’ın verdiği nimet, bolluk, verimlilik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice bərākā veya bərāktā ברכא/ברכתא z "1. diz çökerek yapılan dua, 2. nimet, bolluk, verimlilik" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İbranice aynı anlama gelen bərakah ברכה z sözcüğü ile eş kökenlidir. İbranice sözcük İbranice berek ברך z "diz" sözcüğünden türetilmiştir.

bergamot

Fransızca bergamote "1. Anadolu kökenli bir tür kokulu armut, 2. İtalya'nın Calabria bölgesine özgü çok kokulu bir turunçgil, citrus bergamia" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük İtalyanca aynı anlama gelen bergamotta sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Türkiye Türkçesi beğ armudu deyiminden alıntıdır.

bergüzar

Farsça barguḏār بر گذار z "yolluk, yolcuya verilen hediye" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça guḏār "yol, gidiş" sözcüğünden bar+ önekiyle türetilmiştir.

berhane
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Karacaoğlan, 1700 yılından önce]
yüklendi barhānam çekildi göçüm [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
bārhāne: Yüklük.

Köken

Farsça bār-χāne بارخانه z "yüklük, depo, eşya ile dolu ev" deyiminden alıntıdır. Farsça deyim Farsça bār بار z "yük" ve Farsça χāne خانه z "ev" sözcüklerinin bileşiğidir.

Daha fazla bilgi için beygir, hane maddelerine bakınız.


14.11.2019
berhava

Farsça bar-havā برهوا z "havaya, havada" sözcüğünden alıntıdır.

berhudar

Farsça barχordār برخوردار z "nasipli" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça barχordan برخوردن z "faydalanmak, nimete kavuşmak" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Farsça bar "meyve, ürün" ve Farsça χordan, χor- خوردن, خور z "yemek" sözcüklerinin bileşiğidir.

beri1

Eski Türkçe bérü veya bérgerü "1. bu yanda, bu yana, 2. güney" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe bér- "vermek" fiilinden Eski Türkçe +(g)ArU ekiyle türetilmiştir.

beri2

Arapça brA kökünden gelen barī برىّ z "kurtulmuş, aklanmış, muaf" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça baraˀa برأ z "kurtuldu, aklandı" fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır.

beriberi

Fransızca béribéri veya İngilizce beriberi "tropik bölgelerde rastlanan bir hastalık" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Sinhali (Sri Lanka) dilinde beri "yorgun, halsiz" sözcüğünden türetilmiştir.