bereket

berdelacuz

Ar bardu'l-ˁacuz بردالعجز zkışın sonundaki en soğuk beş gün § Ar bard برد z [#brd] soğuk Ar ˁacuz عجز z [#ˁcz] kıç, art, bir şeyin son bölümü, şiirde bir beytin son ayağı

berdevam

Fa bar-davām بردوام zsürekli, devamlı Ar bar+ dawām دوام z

berduş

Fa χāne bar dūş خانه بر دوش z«evi omuzda», evsiz barksız kimse Fa bar+ dūş/doş دوش/دوش zomuz

bere1

<< OTü-KT bere hafif yara ≈ ETü bez yara izi

bere2

Fr béret düz tepeli kenarsız şapka Prov berret [küç.] a.a. OLat birrus bir tür külahlı cübbe, burnus

bereket

[ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
barakāt birsün teŋri saŋa [ Codex Cumanicus, 1303]
benedictus - Fa: barχat - Tr: algesli [alkışlı] vel baraχat

Ar baraka(t) بركة z [#brk faˁala(t) msd.] Allah’ın verdiği nimet, bolluk, verimlilik Aram bərākā/bərāktā ברכא/ברכתא z1. diz çökerek yapılan dua, 2. nimet, bolluk, verimlilik ≈ İbr bərakah ברכה za.a. İbr berek ברך zdiz

Not: Karş. Akad birku "diz", Ar baraka "deve diz çöktü". Sami dillerinde “diz” anlamına gelen #brk kökünden İbranicede “diz çökerek saygı gösterme” fiili türemiştir. Arapça ad fiilin Aramice biçiminden alıntıdır.

Benzer sözcükler: bereketlenmek

Bu maddeye gönderenler: mübarek, tebrik


09.04.2015
bergamot

Fr bergamote 1. Anadolu kökenli bir tür kokulu armut, 2. İtalya'nın Calabria bölgesine özgü çok kokulu bir turunçgil, citrus bergamia İt bergamotta a.a. TTü beğ armudu

bergüzar

Fa barguḏār بر گذار zyolluk, yolcuya verilen hediye Fa bar+ guḏār yol, gidiş

berhane

Fa bār-χāne بارخانه zyüklük, depo, eşya ile dolu ev § Fa bār بار zyük Fa χāne خانه zev

berhava

Fa bar-havā برهوا zhavaya, havada

berhudar

Fa barχordār برخوردار znasipli Fa barχordan برخوردن zfaydalanmak, nimete kavuşmak § Fa bar meyve, ürün Fa bar+ χordan, χor- خوردن, خور zyemek