bere2

berdel

Kürd berdêl 1. değiştokuş, takas, 2. başlık parası yerine aynı aileden kız almak suretiyle yapılan takas § Kürd ber- üzerine, bir şeyin yerine (edat) Kürd dêl değişme, bedel

berdelacuz

Ar bardu'l-ˁacuz بردالعجز zkışın sonundaki en soğuk beş gün § Ar bard برد z [#brd] soğuk Ar ˁacuz عجز z [#ˁcz] kıç, art, bir şeyin son bölümü, şiirde bir beytin son ayağı

berdevam

Fa bar-davām بردوام zsürekli, devamlı Ar bar+ dawām دوام z

berduş

Fa χāne bar dūş خانه بر دوش z«evi omuzda», evsiz barksız kimse Fa bar+ dūş/doş دوش/دوش zomuz

bere1

<< OTü-KT bere hafif yara ≈ ETü bez yara izi

bere2

[ Ahmed Mithat, <1900]
yalnız başındaki kadife bereden

Fr béret düz tepeli kenarsız şapka Prov berret [küç.] a.a. OLat birrus bir tür külahlı cübbe, burnus

Not: Mağrip Arapçasına mahsus olan burnus "bornoz" ile muhtemelen ortak kökenlidir. Ancak nihai köken ve alıntı yönü açık değildir.

Bu maddeye gönderenler: baret, bornoz


06.08.2017
bereket

Ar baraka(t) بركة z [#brk faˁala(t) msd.] Allah’ın verdiği nimet, bolluk, verimlilik Aram bərākā/bərāktā ברכא/ברכתא z1. diz çökerek yapılan dua, 2. nimet, bolluk, verimlilik ≈ İbr bərakah ברכה za.a. İbr berek ברך zdiz

bergamot

Fr bergamote 1. Anadolu kökenli bir tür kokulu armut, 2. İtalya'nın Calabria bölgesine özgü çok kokulu bir turunçgil, citrus bergamia İt bergamotta a.a. TTü beğ armudu

bergüzar

Fa barguḏār بر گذار zyolluk, yolcuya verilen hediye Fa bar+ guḏār yol, gidiş

berhane

Fa bār-χāne بارخانه zyüklük, depo, eşya ile dolu ev § Fa bār بار zyük Fa χāne خانه zev

berhava

Fa bar-havā برهوا zhavaya, havada