berceste

beraber

Fa bar ā bar بر آ بر züst üste, karşı karşıya, eşit, denk Fa bar بر züst, üzeri, üzere (edat) << OFa apar+ a.a.

berat

Ar barâˀat براءة z [#brA faˁla(t) mr.] 1. izin belgesi, ruhsat, 2. günahların silindiği 15 Şaban gecesi İbr bərīth ברית z [#br] sözleşme, ahit, özellikle tanrının İsrailoğullarına ve onların peygamberlerine verdiği ahit

berbat

Fa bar bād dādan برباد دادن zrüzgâra savurmak, yok etmek Fa bar+ bād باد zrüzgâr

berber

İt barbièr/barbiere sakal traşı yapan kimse İt barba sakal

berberis

YLat berberis bir süs bitkisi ?

berceste

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
bercesten: kabar kabar olmak, aˁzā seğirmek. Corpus seu membra tumoribus inflari, aut intumescere per partes; palpitare. mısra-i berceste "şiirde öne çıkan veya seçkin mısra" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
berceste: Fırlamış, müstesna. Mısrā-i berceste.

Fa barcaste برجسته z [pp.] kabaran, sıçrayan, (mec.) öne çıkan Fa barcastan برجستن zyukarı sıçramak, kalkmak +a Fa bar+ castan sıçramak, seğirmek


14.11.2019
berdel

Kürd berdêl 1. değiştokuş, takas, 2. başlık parası yerine aynı aileden kız almak suretiyle yapılan takas § Kürd ber- üzerine, bir şeyin yerine (edat) Kürd dêl değişme, bedel

berdelacuz

Ar bardu'l-ˁacuz بردالعجز zkışın sonundaki en soğuk beş gün § Ar bard برد z [#brd] soğuk Ar ˁacuz عجز z [#ˁcz] kıç, art, bir şeyin son bölümü, şiirde bir beytin son ayağı

berdevam

Fa bar-davām بردوام zsürekli, devamlı Ar bar+ dawām دوام z

berduş

Fa χāne bar dūş خانه بر دوش z«evi omuzda», evsiz barksız kimse Fa bar+ dūş/doş دوش/دوش zomuz

bere1

<< OTü-KT bere hafif yara ≈ ETü bez yara izi