benimse|mek

bende

Farsça bande بنده z "bağlanmış, bağlı, köle, kul" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen bandag sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça bastan, band- "bağlamak" fiilinden +a ekiyle türetilmiştir. Orta Farsça fiil Eski Farsça ve Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen band- fiilinden evrilmiştir.

bendir

Ar (Mağr) bandir بندر z "1. Mağrip müziğine özgü, keçi derisinden imal edilen geniş yüzeyli davul, 2. rezonans amacıyla bu davulun iç kısmına gerilen ip" sözcüğünden alıntıdır. sözcük Fransızca timbre veya tymbre "(ortaçağ müziğinde) 1. Mağrip müziğine özgü, keçi derisinden imal edilen geniş yüzeyli davul, 2. rezonans amacıyla bu davulun iç kısmına gerilen ip" sözcüğü ile eş kökenlidir.

benek

Eski Türkçe benek "tanecik, tahıl tanesi" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Farsça banak "1. tahıl tanesi, çitlembik, 2. ciltte leke" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Eski Türkçe beŋ veya meŋ "1. kuş yemi, 2. ciltte leke" sözcüğünden Eski Türkçe +Ak ekiyle türetilmiştir.

bengi

Eski Türkçe meŋgü "ölümsüz, ebedi" sözcüğü ile eş kökenlidir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *beŋgü biçiminden evrilmiştir.

beniadem

Arapça bani ādam بن آدم z "adem oğulları" sözcüğünden alıntıdır.

benimse|mek
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Türkiye Türkçesi: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
benimsemek: Bir şeyin mutasarrıflığı daiyesinde bulunmak, tesahüb [sahiplenmek, sahiplik iddiasında bulunmak]

Köken

Türkiye Türkçesi benim sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +sA- ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için ben1 maddesine bakınız.

Benzer sözcükler

benimsenmek, benimsetmek


03.10.2017
beniz

Eski Türkçe meŋiz "görünüş, suret, çehre" sözcüğü ile eş kökenlidir.

benmari

Fransızca bain-marie "ateşle doğrudan temas ettirmeden, suya batırılan kap içinde pişirme" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince balneum Mariae "«Meryem banyosu», ateşle doğrudan temas ettirmeden, suya batırılan kap içinde pişirme (simya terimi)" deyiminden evrilmiştir. Bu sözcük Latince balneum "banyo" ve Maria "Meryem (muhtemelen: Musa'nın kızkardeşi olup simya ilminin kurucusu sayılan Miriam)" sözcüklerinin bileşiğidir.

bent

Farsça band بند z "bağ, kuşak, su seddi, hapis" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça ve Orta Farsça bandan, bast- بستن, بند z "bağlamak" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Eski Farsça ve Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen band- fiilinden evrilmiştir. Eski Farsça fiil Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *bʰendʰ- "bağlamak" biçiminden evrilmiştir.

benze|mek

Eski Türkçe meŋze- "benzemek" fiili ile eş kökenlidir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe meŋiz "görünüş" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

benzen

Fransızca benzène "çeşitli maddelerden elde edilen organik solvent" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Geç Latince ve Venedikçe labenzoe veya benzoe "styrax ağacından elde edilen kokulu reçine" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Arapça lubān cāwī لبان جاوى z "Cava zamkı, styrax ağacından elde edilen kokulu reçine" deyiminden alıntıdır. Arapça deyim Arapça lubān لُبَان z "zamk, kokulu reçine" ve Arapça cāwā جاوا z "Hint Okyanusunda bir ada, Cava" sözcüklerinin bileşiğidir.