benimse|mek

bende

Fa banda بنده z [pp.] bağlanmış, bağlı, köle, kul << OFa bandak a.a. OFa bastan, band- bağlamak +a << EFa/Ave band- a.a.

bendir

Ar (Mağr) bandir بندر z1. Mağrip müziğine özgü, keçi derisinden imal edilen geniş yüzeyli davul, 2. rezonans amacıyla bu davulun iç kısmına gerilen ip ≈ Fr timbre/tymbre (ortaçağ müziğinde) a.a.

benek

<< ETü benek tanecik, tahıl tanesi ≈ Fa banak 1. tahıl tanesi, çitlembik, 2. ciltte leke ETü beŋ/meŋ 1. kuş yemi, 2. ciltte leke +Ak

bengi

≈ ETü meŋgü ölümsüz, ebedi << ETü *beŋgü

beni Adem

Ar bani ādam بن آدم zadem oğulları

benimse|mek

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
benimsemek: Bir şeyin mutasarrıflığı daiyesinde bulunmak, tesahüb [sahiplenmek, sahiplik iddiasında bulunmak]

TTü benim +sA-

 ben1

Benzer sözcükler: benimsenmek, benimsetmek


03.10.2017
beniz

≈ ETü meŋiz görünüş, suret, çehre

benmari

Fr bain-marie ateşle doğrudan temas ettirmeden, suya batırılan kap içinde pişirme << Lat balneum Mariae «Meryem banyosu», a.a. (simya terimi) § Lat balneum banyo öz Maria Meryem (muhtemelen: Musa'nın kızkardeşi olup simya ilminin kurucusu sayılan Miriam)

bent

Fa band بند zbağ, kuşak, su seddi, hapis Fa/OFa bandan, bast- بستن, بند zbağlamak << EFa/Ave band- a.a. << HAvr *bʰendʰ- bağlamak

benze|mek

≈ ETü meŋze- benzemek ETü meŋiz görünüş +(g)A-

benzen

Fr benzène çeşitli maddelerden elde edilen organik solvent OLat/Ven labenzoe/benzoe styrax ağacından elde edilen kokulu reçine Ar lubān cāwī لبان جاوى zCava zamkı, a.a. § Ar lubān لُبَان zzamk, kokulu reçine Ar cāwā جاوا zHint Okyanusunda bir ada, Cava