ben2

belli

<< ETü belgülig işaretli, belirli, malum ETü belgü işaret, alamet +lI(g)

belma

Ar balmāˀ [#blm faˁlā ] dolunay OFa purmāh a.a.

beluga

Rus beluga белуга zyumurtasından havyar elde edilen mersin balığı Rus belıy бе́лый zbeyaz << HAvr *bhel-o HAvr *bhel-1 yanmak, ışımak

bemol

Fr bémol müzik pesleştirme işareti İt B molle yumuşak B << Lat mollis yumuşak

ben1

<< ETü ben/men birinci tekil şahıs zamiri

ben2

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
meŋ: al-χāl fi'l-wach [yüzde leke] ETü: [ Kutadgu Bilig, 1069]
tiriglik kerek kuşka meŋ eksümez [kuşa can için yem eksik olmaz] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
beŋ بك

<< ETü beŋ/meŋ 1. kuş yemi, 2. ciltte benek ≈ Fa ban tanecik, tohum

Not: Farsça ile Türkçe arasındaki etkileşim yönü belirsizdir.

Benzer sözcükler: benk

Bu maddeye gönderenler: benek


22.07.2015
benchmark

İng benchmark 1. haritacılıkta iki veya daha fazla ayak ve bir yatay çizgiden oluşan yer işareti, nirengi; 2. (mec.) bir ürünün performansını varolan bir standarda oranla ölçme işlemi § İng bench banko, dar uzun oturma yeri (<< Ger *bankiz a.a. ) İng mark işaret

bencil

TTü ben +çIl

bende

Fa banda بنده z [pp.] bağlanmış, bağlı, köle, kul << OFa bandak a.a. OFa bastan, band- bağlamak +a << EFa/Ave band- a.a.

bendir

Ar (Mağr) bandir بندر z1. Mağrip müziğine özgü, keçi derisinden imal edilen geniş yüzeyli davul, 2. rezonans amacıyla bu davulun iç kısmına gerilen ip ≈ Fr timbre/tymbre (ortaçağ müziğinde) a.a.

benek

<< ETü benek tanecik, tahıl tanesi ≈ Fa banak 1. tahıl tanesi, çitlembik, 2. ciltte leke ETü beŋ/meŋ 1. kuş yemi, 2. ciltte leke +Ak