ben1

belleten

Türkiye Türkçesi bellet- "öğretmek, ezberletmek" fiilinden Yeni Türkçe +(g)An ekiyle türetilmi olabilir; ancak bu kesin değildir.

belli

Eski Türkçe belgülig "işaretli, belirli, malum" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe belgü "işaret, alamet" sözcüğünden Eski Türkçe +lI(g) ekiyle türetilmiştir.

belma

Arapça blm kökünden gelen balmāˀ "dolunay" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen purmāh sözcüğünden alıntıdır.

beluga

Rusça beluga белуга z "yumurtasından havyar elde edilen mersin balığı" sözcüğünden alıntıdır. Rusça sözcük Rusça belıy бе́лый z "beyaz" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *bʰēlHs (*bʰēls) biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *bʰel-² "yanmak, ışımak" kökünden türetilmiştir.

bemol

Fransızca bémol "müzik pesleştirme işareti" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük İtalyanca B molle "yumuşak B" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince mollis "yumuşak" sözcüğünden evrilmiştir.

ben1
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Orhun Yazıtları, 735]
men beŋgü taş tikdim [ben ebedi bir taş diktim] (...) maŋa kul boltı [bana kul oldu] (...) meniŋ bodunum [benim halkım] Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
[[Türkler "ben gittim" anlamına gelecek biçimde men bardum derken, (Oğuz, Kıfçak ve Suvar kavimleri) ben bardum der.]] Türkiye Türkçesi: benlik [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
gide küllī maḥv ola ol benligün

Köken

Eski Türkçe ben veya men "birinci tekil şahıs zamiri" sözcüğünden evrilmiştir.

Ek açıklama

Orijinal biçim muhtemelen ben olduğu halde, Oğuzca dışındaki Türk dillerinde sonsesteki burunsul etkisiyle men, meŋi, maŋa biçimleri tercih edilmiştir ( ▪ Gerard Clauson, An Etym. Dict. of Pre-Thirteenth Centu sf. 346). Karş. ben2, ban-, bengi, beniz, benze-, beyin, bin, bin-, boynuz, boncuk, buna-.

Benzer sözcükler

bana, bencileyin, benlik, benmerkezci

Bu maddeye gönderenler

albeni, bencil, benimse-


02.01.2016
ben2

Eski Türkçe beŋ veya meŋ "1. kuş yemi, 2. ciltte benek" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Farsça ban "tanecik, tohum" sözcüğü ile eş kökenlidir.

benchmark

İngilizce benchmark "1. haritacılıkta iki veya daha fazla ayak ve bir yatay çizgiden oluşan yer işareti, nirengi; 2. (mec.) bir ürünün performansını varolan bir standarda oranla ölçme işlemi" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük İngilizce bench "banko, dar uzun oturma yeri" (NOT: Bu sözcük Germence aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *bankiz biçiminden evrilmiştir. ) ve İngilizce mark "işaret" sözcüklerinin bileşiğidir.

bencil

Türkiye Türkçesi ben sözcüğünden Yeni Türkçe +çIl ekiyle türetilmiştir.

bende

Farsça bande بنده z "bağlanmış, bağlı, köle, kul" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen bandag sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça bastan, band- "bağlamak" fiilinden +a ekiyle türetilmiştir. Orta Farsça fiil Eski Farsça ve Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen band- fiilinden evrilmiştir.

bendir

Ar (Mağr) bandir بندر z "1. Mağrip müziğine özgü, keçi derisinden imal edilen geniş yüzeyli davul, 2. rezonans amacıyla bu davulun iç kısmına gerilen ip" sözcüğünden alıntıdır. sözcük Fransızca timbre veya tymbre "(ortaçağ müziğinde) 1. Mağrip müziğine özgü, keçi derisinden imal edilen geniş yüzeyli davul, 2. rezonans amacıyla bu davulun iç kısmına gerilen ip" sözcüğü ile eş kökenlidir.