bemol

bellek

TTü belle- bilmek, sanmak +Uk

belleten

<? TTü bellet- öğretmek, ezberletmek +(g)An

belli

<< ETü belgülig işaretli, belirli, malum ETü belgü işaret, alamet +lI(g)

belma

Ar balmāˀ [#blm faˁlā ] dolunay OFa purmāh a.a.

beluga

Rus beluga белуга zyumurtasından havyar elde edilen mersin balığı Rus belıy бе́лый zbeyaz << HAvr *bʰēlHs (*bʰēls) HAvr *bʰel-² yanmak, ışımak

bemol

[ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Bémol [Fr.]: musıki işaretlerinden olup bir notanın yarım perde pest icrasına delalet eder.

Fr bémol müzik pesleştirme işareti İt B molle yumuşak B << Lat mollis yumuşak

 beta, mola

Not: Simgenin şeklinden ötürü.


22.09.2017
ben1

<< ETü ben/men birinci tekil şahıs zamiri

ben2

<< ETü beŋ/meŋ 1. kuş yemi, 2. ciltte benek ≈ Fa ban tanecik, tohum

benchmark

İng benchmark 1. haritacılıkta iki veya daha fazla ayak ve bir yatay çizgiden oluşan yer işareti, nirengi; 2. (mec.) bir ürünün performansını varolan bir standarda oranla ölçme işlemi § İng bench banko, dar uzun oturma yeri (<< Ger *bankiz a.a. ) İng mark işaret

bencil

TTü ben +çIl

bende

Fa banda بنده z [pp.] bağlanmış, bağlı, köle, kul << OFa bandak a.a. OFa bastan, band- bağlamak +a << EFa/Ave band- a.a.