beluga

belle|mek

<< TTü bellü bil-/bellüle- ayan ve aşikâr bilmek, teşhis etmek +lA- TTü bellü belli, belirli << ETü belgülig

bellek

TTü belle- bilmek, sanmak +Uk

belleten

<? TTü bellet- öğretmek, ezberletmek +(g)An

belli

<< ETü belgülig işaretli, belirli, malum ETü belgü işaret, alamet +lI(g)

belma

Ar balmāˀ [#blm faˁlā ] dolunay OFa purmāh a.a.

beluga

[ Cumhuriyet - gazete, 1987]
Mersinbalığı ailesinin en iri türü sayılan beluga

Rus beluga белуга zyumurtasından havyar elde edilen mersin balığı Rus belıy бе́лый zbeyaz << HAvr *bʰēlHs (*bʰēls) HAvr *bʰel-² yanmak, ışımak

 flama


22.12.2014
bemol

Fr bémol müzik pesleştirme işareti İt B molle yumuşak B << Lat mollis yumuşak

ben1

<< ETü ben/men birinci tekil şahıs zamiri

ben2

<< ETü beŋ/meŋ 1. kuş yemi, 2. ciltte benek ≈ Fa ban tanecik, tohum

benchmark

İng benchmark 1. haritacılıkta iki veya daha fazla ayak ve bir yatay çizgiden oluşan yer işareti, nirengi; 2. (mec.) bir ürünün performansını varolan bir standarda oranla ölçme işlemi § İng bench banko, dar uzun oturma yeri (<< Ger *bankiz a.a. ) İng mark işaret

bencil

TTü ben +çIl