bellek

belirti

TTü belirt- +I(g)

belit

YTü *bel- +Ut

belki

Fa bal ki بل كه zhatta, o kadar ki

belladonna

İt belladonna eczacılıkta kullanılan zehirli bir bitki, atropa belladonna, güzelavrat otu § İt bella güzel İt donna hanımefendi

belle|mek

<< TTü bellü bil-/bellüle- ayan ve aşikâr bilmek, teşhis etmek +lA- TTü bellü belli, belirli << ETü belgülig

bellek

TTü: [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
bellek (Kayseri): Hafıza, öğrenme kabiliyeti. YTü: [ TDK, Felsefe ve Gramer Terimleri, 1942]
bellek = Hafıza = Mémoire

TTü belle- bilmek, sanmak +Uk

 belle-

Not: Anadolu ağızlarında genellikle "işaretli, belirlenmiş" anlamında kullanılan sözcük, Kayseri ağzından derlendiği ileri sürülen bir örneğe dayanarak Dil Devrimi döneminde "hafıza" anlamında yazı diline aktarılmıştır.

Benzer sözcükler: kent belleği


22.07.2015
belleten

<? TTü bellet- öğretmek, ezberletmek +(g)An

belli

<< ETü belgülig işaretli, belirli, malum ETü belgü işaret, alamet +lI(g)

belma

Ar balmāˀ [#blm faˁlā ] dolunay OFa purmāh a.a.

beluga

Rus beluga белуга zyumurtasından havyar elde edilen mersin balığı Rus belıy бе́лый zbeyaz << HAvr *bhel-o HAvr *bhel-1 yanmak, ışımak

bemol

Fr bémol müzik pesleştirme işareti İt B molle yumuşak B << Lat mollis yumuşak