belir|mek

belen

<< TTü beleŋ yokuş, dağ <? ETü bél dağ geçidi

beler|mek

<? TTü bel bel gözlerini aşırı ölçüde açarak

beleş

Ar bilā şayˀ بلا شيء zkarşılıksız, bedava

belge

≈ Moğ belge resmi alamet, damga ETü belgü işaret, alamet ETü *bel- ? +gU

beliğ

Ar balīġ بليغ z [#blġ faˁīl sf.] yetkin, belagat sahibi Ar balaġa بَلَغَ zulaştı, yetişti

belir|mek

ETü: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
oğlum sabı edgü yavlak belgürginçe [oğlumun haberi iyi kötü belli oluncaya dek] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ış belgürdi [konu açığa çıktı], küz keligi yāzın belgürer [güzün gelişi yazdan bellidir] TTü: belirsiz [ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
tā kim yeri belürsiz ola KTü: [ anon., Kitâb Fi'l-Fıkh Bi'l-Lisâni't-Türkî, <1421]
belgürüdmek [belirtmek] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
belürmek, belürtmek YTü: belirli [ Cumhuriyet - gazete, 1934]
Doktor belirli belirsiz bir tereddütten sonra anahtarı uzattı.

<< ETü belgür- meydana çıkmak, belli olmak ETü belgü işaret, alamet +(g)Ur-

 belge

Not: ETü belgü "işaret, alamet" ve belgür- "belirmek" biçimleri yapıca bir *bel- fiiline işaret ederlerse de bu fiil hiçbir kaynakta kaydedilmemiştir. • Bil- fiiliyle anlam bağı için karş. Ar ˁalam "belirti, sancak", ˁalāma(t) "belirti", ˁilm "iz ve işaretlerden anlama, bilme".

Benzer sözcükler: belirgin, belirli, belirsiz, belirtmek, belirtme sıfatı

Bu maddeye gönderenler: belirle-, belirti


03.10.2017
belirle|mek

TTü belir- +lA-

belirti

TTü belirt- +I(g)

belit

YTü *bel- +Ut

belki

Fa bal ki بل كه zhatta, o kadar ki

belladonna

İt belladonna eczacılıkta kullanılan zehirli bir bitki, atropa belladonna, güzelavrat otu § İt bella güzel İt donna hanımefendi