belge

bele|mek

<< ETü belē- 1. bulamak, bulaştırmak, çamur veya boya sürmek, 2. kundaklamak

belediye

Ar (umūr) al-baladīya(t) بلدى z [nsb.] kent işleri Ar balad بَلَد z [#bld faˁal ] şehir, devlet +īya(t)1

belen

<< TTü beleŋ yokuş, dağ <? ETü bél dağ geçidi

beler|mek

<? TTü bel bel gözlerini aşırı ölçüde açarak

beleş

Ar bilā şayˀ بلا شيء zkarşılıksız, bedava

belge

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
belgü [[alamet, işaret]], kut belgüsi bilig [[talihin alameti bilgi]] YTü: "vesika, Fr document karşılığı" [ Cumhuriyet - gazete, 1934]
Büyük Britanya imparatorluğunun istikbalini alakadar eden çok mühim bir belge dün Londra'da neşredilmiştir.

≈ Moğ belge resmi alamet, damga ETü belgü işaret, alamet ETü *bel- ? +gU

 bil-

Not: Dil Devrimi döneminde benimsenen belge biçiminin, 13. yy'a ait bir Moğolca metinden esinlendiği anlaşılıyor. Sonseste %/ü/ > /e/ değişimi Moğolcada tipiktir. Nihai kaynağı Türkçe olan sözcük, TTü normal evrimde belgi veya beli biçimini almalıydı.

Benzer sözcükler: belgegeçer, belgelemek, belgelenmek, belgeletmek, belgeli, belgesel, belgeselci, belgi

Bu maddeye gönderenler: belir- (belirle-, belirti), belit, belle- (bellek, belleten), belli


29.12.2015
beliğ

Ar balīġ بليغ z [#blġ faˁīl sf.] yetkin, belagat sahibi Ar balaġa بَلَغَ zulaştı, yetişti

belir|mek

<< ETü belgür- meydana çıkmak, belli olmak ETü belgü işaret, alamet +(g)Ur-

belirle|mek

TTü belir- +lA-

belirti

TTü belirt- +I(g)

belit

YTü *bel- +Ut