bele|mek

bel3

≈ TTü beler- gözlerini akı görülecek şekilde açmak

bela

Ar balāˀ بلاء z [#blw/bly faˁāl msd.] başa gelen kötülük ve sıkıntı, sınav Ar balā بَلَا zdert ve kötülük yükledi, sınadı ≈ Ar wabala [#wbl] yük veya sorumluluk yükledi

belagat

Ar balāġa(t) بلاغة z [#blġ faˁāla(t) msd.] yetkinlik, özellikle söz söyleme yeteneği, retorik Ar balaġa بَلَغَ zulaştı, yetişti

belboy

İng bellboy otellerde yardımcı eleman, komi § İng bell çan, çıngırak İng boy oğlan çocuğu

belde

Ar balda(t) بَلْدَة z [#bld faˁla(t) mr.] şehir, devlet ≈ Ar balad بََلََد za.a. EYun politeía πολιτεία za.a. EYun pólis πόλεις zmüstahkem yer, kent +ia

bele|mek

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol kençin belēdi [[bebeği kundakladı]], ol anı ḳānıŋa belēdi [[onu kanına buladı]]

<< ETü belē- 1. bulamak, bulaştırmak, çamur veya boya sürmek, 2. kundaklamak

Not: ETü fiilin iki anlamı arasındaki ilişki açık değildir.

Benzer sözcükler: belek, belenmek


21.02.2019
belediye

Ar (umūr) al-baladīya(t) بلدى z [nsb.] kent işleri Ar balad بَلَد z [#bld faˁal ] şehir, devlet +īya(t)1

belen

<< TTü beleŋ yokuş, dağ <? ETü bél dağ geçidi

beler|mek

<? TTü bel bel gözlerini aşırı ölçüde açarak

beleş

Ar bilā şayˀ بلا شيء zkarşılıksız, bedava

belge

≈ Moğ belge resmi alamet, damga ETü belgü işaret, alamet ETü *bel- ? +gU